Demokrat Parti’nin kuruluşunun 80. Yılı nedeniyle
İstanbul il başkanı Adem İpek bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
İpek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi.
“Bugün, yalnızca bir siyasi partinin kuruluş yıl dönümünü
değil; Türk siyasetinde, Türk kamusal hayatında demokrasi ve adalet talebinin
kurumsal bir iradeye dönüştüğü, milletimizin hürriyet umudunun yeniden
yeşerdiği tarihi bir eşiği idrak ediyoruz.
7 Ocak 1946’da Demokrat Parti, milletimizin uzun yıllar
boyunca maruz kaldığı tekçi anlayışa, keyfî yönetime ve vesayetçi zihniyete
karşı; “Yeter! Söz milletindir.” iradesinin siyasal ifadesi olarak doğmuştur. O
gün ortaya çıkan bu irade, yalnızca bir parti teşkilatlanması değil; milletin
kendi kaderine sahip çıkma kararlılığıdır.
Demokrat Parti, kuruluşuyla birlikte Türk siyasal
hayatına hür seçimleri, çoğulculuğu, hesap verebilirliği ve millet egemenliğini
taşımış; devletin sahibinin millet olduğunu fiilen hayata geçirmiştir. Bu
mücadele, sadece iktidar olmak için değil; demokrasiyi yerleştirmek, adaleti
tesis etmek ve refahı yaygınlaştırmak için verilmiştir.
Merhum Celal Bayar ve Adnan Menderes öncülüğünde Demokrat
Parti, milletin taleplerini merkeze alan bir yönetim anlayışıyla; ekonomik
kalkınmanın, sosyal hareketliliğin ve özgürlük alanlarının genişlemesinin önünü
açmıştır. Yol, baraj, okul, sanayi ve tarım hamleleriyle Türkiye’yi ayağa
kaldıran bu anlayış, aynı zamanda milletin iradesini devletin üstünde tutan bir
demokrasi pratiği ortaya koymuştur.
Ancak bu büyük demokrasi yürüyüşü, millet iradesinden
rahatsız olanlar tarafından kesintiye uğratılmış; Başbakan Adnan Menderes,
Bakanlar Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu, demokrasi mücadelesinin bedelini
canlarıyla ödemiştir. Onların şahsında ödenen bedel, Demokrat Parti’nin ve Türk
demokrasisinin hafızasına kazınmış bir şeref nişanesidir.
Bugün, aradan geçen 80 yıla rağmen Türkiye’nin yeniden
tek adam anlayışı, keyfî yönetim, hukuksuzluk ve yoksullaşma sarmalına
sürüklendiğini üzülerek görüyoruz. Devlet aklının yerini şahsi heveslerin
aldığı, kurumların işlevsizleştirildiği, milletin rızasının yok sayıldığı bu
düzen; Demokrat Parti’nin hangi şartlarda ve neye karşı kurulduğunu bir kez
daha açıkça göstermektedir.
Demokrat Parti, dün olduğu gibi bugün de;
– Herkes için demokrasi,
– Herkes için adalet,
– Herkes için hürriyet ve refah mücadelesini kararlılıkla
sürdürmektedir.
Çözüm bellidir: Güçlendirilmiş demokratik düzen, bağımsız
yargı, eşit vatandaşlık hukuku ve milletin iradesine dayanan bir yönetim
anlayışı.
Demokrat Parti, “doğruluğu ispat edilmiş” bir siyasal
çizginin temsilcisi olarak; geçmişinden aldığı güçle Türkiye’nin yeniden refah
üreten, özgürlükleri güvence altına alan, adaleti tesis eden bir ülke olmasına
öncülük etmeye kararlıdır.
Bu vesileyle,
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere; Partimizin
Kurucu Genel Başkanı, Atatürk’ün son Başbakanı, 3. Cumhurbaşkanımız Celal
Bayar’ı, Şehit Başbakanımız Adnan Menderes’i, Şehit Bakanlarımız Hasan Polatkan
ve Fatin Rüştü Zorlu’yu, 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı, 9. Cumhurbaşkanımız
Süleyman Demirel’i Demokrasi mücadelesini ömür boyu sürdüren liderlerimizi ve
tüm Demokratları rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Demokrat Parti 80 yaşında.
Demokrasi mücadelesi dün olduğu gibi bugün de dimdik
ayaktadır” ifadelerini kullandı.