03 Mart 2026 Salı   

Bekir Taner ATEŞ / BATİAD Yön. Kur. Bşk. / Üretimin Sesi

SU SORUNUMUZ

 

Ülkemiz sanılanın aksine su fakiri sayılabilecek ülkelerden biridir. Kişi başına halen 1200-1300 metreküp olan tatlı su varlığımız bu rakamlar itibari ile ülkemizi su bakımından risk sınırında tutmaktadır. 
Su zengini ülkelerin 8000-10000 metreküp seviyesinde olduğunu düşünürsek, su bakımından nasıl bir risk içerisinde olduğumuzu daha iyi anlamış olacağız. 
Su bakımından riskli noktada olmamızın dışında daha kötü bir karnemizde mevcut durumumuzu yukarı çekmek bir tarafa durumumuzu dahi korumamız münkün gözükmemektedir. 
Hızlı şekilde kirletiğimiz su kaymaklarımız suyun ülkemizde en yoğun kullanıldığı tarımda çağın çok gerisindeki su kullanma alışkanlığımız plansız ve mimari düşünceden yoksun şehirlerimizde her tarafı betona gömdüğümüzden özellikle yağmur sularımızın hiç bir işe yaramadan sel olup akıp gitmesi son 20-30 yıldır anormal bir şekilde termos sularımızın önce içmeden sonra da mutfak kullanımından çıkartılması bunların yerine her su kaynağına konuşlanan plastik şişelemeler ile oluşturduğumuz su ticareti, ülkemizin tatlı su açısından yaşadığı temel sorunlardır. 
Suyun ne kadar kıymetli olduğunu sadece susuz kaldığımızda hatırlarsak bu gidişat ülkemiz açısından gelecekte bir felaket habercisidir. Ülkemizde hükümetler, belediyeler, kamu kurumları, STK’lar fabrikaları kısaca yaşayan tüm nüfusumuz bu konuda seferber olmalıdır. 
Su kaynaklarımızın yüzde 60-70’ini kullandığımız tarım sektöründe su bakımından her şeyi tekrar kontrol etmeliyiz. Verimsiz su tüketimi yüksek ürünlerin ekiminden derhal çıkmalıyız. Damlama sulama yöntemini gerekirse mecburi hale getirmeliyiz. Su kaybında en önemli sorun yaşadığımız bölümde akar su kaynaklarımızın hızla kirletilmesidir. 
Ülkemiz içerisindeki doğu il ve ilçelerimizden geçerek barajlarımıza veya denizlerimize dökülen eşsiz nehirlerimiz malesef içerine her şeyin atılarak, her türlü insan ve hayvan canlı atıklarının bağlanarak kirletildiği geçtiği şehir ve sanayi bölgelerinin atıklarının bağlandığı zehirli su kaynakları haline getirilmektedir. 
Son yılllar da bu konuda olumlu gelişmeler olsada bu gelişmeler yeterli değildir. Daha ciddi önlemler alınmalı, nehirlerimiz ilk doğdukları yerde nasıl tertemiz içme su kaynağı ise son döküldükleri yerde de ayni temizlikte olmalıdır. 
Şehirlerimizde yerleşim planlarınız çağın gereklerine göre düzenlenmeli. Yerleşimlerde, konutlarda yağmur suyu toplama sistemleri oluşturulmalıdır. Su konusunda en az bu önlemler kadar önemli bir diğer konu da, suyu kullanırken ısraf etmemeyi öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Boşa akan çeşmelerimizden başlayarak su tasarrufuna hızlı şekilde başlamalıyız. Bu konunun uzmanları yakın  gelecekte suyun petrolden bile kıymetli hale geleceğini hep söylerdi. 
Fazla beklemeyeceğimizi öngörüyorum 
Şu anda bile bir varil petrol fiyatını litreye bölünce marketlerinizde satılan bir litre sudan petrolün daha ucuz olduğunu görebiliriz. 
Suyun olmadığı bir dünyada yaşamın da olmayacağını düşünerek, su konusunu daha dikkkatli takip edip gelecek nesillerimize daha güzel bir ülke bırakmaya çalışmanın vatandaşlık görevimiz olduğunu unutmayalım. Esen kalın. Hoşçakalın

Tarih: 17 Kasım 2025 Pazartesi    Hit: 2421




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol