17 Şubat 2026 Salı   

Can Kaan SAĞLAM / Sporun Dili / Basketbol Antrenörü / Eğitmen

SPORLA BÜYÜYEN NESİLLER, GÜÇLÜ YARINLAR

 

Çocuklarımızın geleceği üzerine konuşurken eğitimden, teknolojiden, yabancı dilden sıkça bahsediyoruz. Ancak çoğu zaman en temel gelişim alanlarından birini ihmal ediyoruz: Spor.
Oysa spor, sadece fiziksel bir aktivite değildir. Spor; disiplin, özgüven, sorumluluk, paylaşım ve karakter gelişimidir. Özellikle küçük yaşlarda spora başlamak, bir çocuğun hem bedensel hem de ruhsal gelişiminde son derece belirleyici bir rol oynar.
Uzmanlar da söylüyor: Çocuk ne kadar erken hareketli bir yaşamla tanışırsa, gelişimi o kadar sağlıklı ilerler. Kas ve iskelet sistemi daha güçlü olur, koordinasyon becerileri artar, bağışıklık sistemi güçlenir. Ama belki de daha önemlisi, spor çocuğun özgüvenini inşa eder. Başarmayı öğrenir. Kaybettiğinde yeniden denemeyi öğrenir. Sabretmeyi öğrenir.
Sporun bir diğer önemli katkısı ise sosyalleşmedir. Günümüzde çocuklarımızın büyük bir kısmı ekran başında büyüyor. Tabletler, telefonlar, bilgisayarlar… Oysa spor sahası gerçek hayatın provasıdır. Takım arkadaşlığı, paylaşmak, birlikte sevinmek, birlikte üzülmek… Tüm bunlar çocuğun sosyal gelişiminin temel taşlarıdır. Spor yapan çocuk, iletişim kurmayı öğrenir. Toplum içinde kendini ifade etmeyi öğrenir.
Ancak burada ailelere çok önemli bir görev düşüyor.
En sık yapılan hatalardan biri, çocuğu ebeveynin hayal ettiği branşa yönlendirmektir. Baba futbolcu olamamıştır, oğlunun futbolcu olmasını ister. Anne voleybolu sever, kızının voleybolcu olmasını ister. Oysa spor, çocuğun mutlu olduğu yerde anlam kazanır. Başarı da mutlulukla gelir.
Çocuk yüzerek mi mutlu oluyor? Yüzsün.
Basketbol mu seviyor? Basketbola yönelsin.
Belki bireysel sporlarda daha huzurlu, belki takım sporlarında daha heyecanlı…
Önemli olan, çocuğun kendi isteğiyle seçtiği branşta kendini bulmasıdır. Zorla yapılan spor, bir süre sonra yük haline gelir. Ama severek yapılan spor, hayat boyu sürecek bir alışkanlığa dönüşür.
Aileler çocuklarının yeteneklerini gözlemlemeli, onları farklı branşlarla tanıştırmalı ve karar sürecinde destekleyici olmalıdır. Baskı kuran değil, yol gösteren bir yaklaşım benimsenmelidir. Çünkü spor bir yarıştan önce bir gelişim sürecidir.
Unutmayalım; her çocuk profesyonel sporcu olmak zorunda değil. Ama her çocuk sağlıklı, özgüvenli ve sosyal bir birey olmayı hak ediyor. Spor bunun en güçlü araçlarından biridir.
Geleceğin başarılı, sağlıklı ve mutlu nesillerini yetiştirmek istiyorsak; çocuklarımızı küçük yaşta sporla buluşturmalı ve onların mutlu olduğu yolu seçmelerine izin vermeliyiz.
Çünkü sporla büyüyen çocuklar, hayata bir adım önde başlar.

Tarih: 17 Şubat 2026 Salı    Hit: 1268




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol