17 Şubat 2026 Salı   

Bekir Taner ATEŞ / BATİAD Yön. Kur. Bşk. / Üretimin Sesi

DEĞİŞEN DÜNYA DÜZENİ

 

Geriye doğru son 5 yılı gözümüzün önünden geçirdiğimizde her anını yaşadığınız sürecin bir çok anlamı ve dünya düzeni açısındanda bir çok farklı düzenlerin oluştuğunu çok rahat görebiliriz. 
Yaşadığımız bir pandemi süreci oldu. Bu yıllar içerisinde hâlâ ne olduğunu nasıl olduğunu nasıl bir anda sona erdiğini bilemiyoruz. Bizim bilemememiz normal sayıla bilir bu sürecin ne olduğunu. Bize doğru anlatan ne bir devlet yetkilisi var ne de bu konulara hakim bilim ve ilim adamı. Üstelik yurt içinde bu durumdayken yurt dışındada durum aynı.
Pandeminin başlangıç  zamanında ABD seçimlerini çok rahat kazanması olağan olan Trump’ın 2020 seçimi nasıl kaybettiği hala bana göre soru işaretidir. 
Ağır pandemi sürecini yönetmek zorunda kalan ABD Başkanı Biden süreçte yıpranmış. Bir başka deyişle işin bedelini üzerine alarak görev süresini bitirmiş. Oluşan yıpranma ve kampanyalarda linç yemesiyle 2025 başkanlık sürecinde bir anda adaylıktan çekilmiştir. 
Aynı süreç içerinde 2020-2025 yılları arasında dünya düzeni açısından bir çok temel değişiklilerde olmuştur. 
Hiç bir deneyimi ve tecrübesi olmayan tiyatro oyuncusu Zelenski dünyanın en büyük toprak büyüklüğüne sahip Ukrayna’ya Başkan oldu. Nasıl oldu kimse bilemiyor. 
Aynı süreçte Zelenski adeta kasten Ukrayna’yı Rusya ile savaşa sokacak ne hamle varsa yapmıştır. 
Bölgeyi bilenler bilirki; Rusya ile Ukrayna arasında halklar arasında çok büyük fark yoktur. Aralarında da savaşa sebep olacak tarihlerinde herhangi bir kırılmada olmamıştır. Buna rağmen, Rusya ile savaşmak için herhangi bir donanımı ve ordusu vs olmayan Ukrayna, yaptıkları ile savaşa yol açmış dördüncü yılında bu süreç devam etmektedir.  Değerlendirme yaparsak bu süreç neye yol açmıştır!
Batı’nın ve ABD’nin güçlenmesini istemediği Rusya, Avrupa’nın ve ABD’nin sınırsız desteğini alan Ukrayna’ya karşı netice alamamış, savaş yüzünden ekonomisi zayıflamış, süreçte ABD ve AB yaptırımlarına uğramış, en büyük gelir kalemi petrol ve doğalgaz satışını yüzde 70 kaybetmiş, ABD ve AB ülkelerindeki varlıklarına el konmuş, adeta tecrit edilmiştir.  
Rusya bunlarla uğraşırken, Rusya dışında söz sahibi olduğu yerlerde de hakimiyetini kaybetmiştir. 
Örnek Suriye ve İran başta, gene bu beş yıllık süreçte, hiçbir sebep ve Filistin açısından kazanım olmayacak bir gelişme olmuş, Gazze’den İsrail şehirlerine baskın yapıldığı, birçok insanın öldüğünü ve rehin alındığını yaşadık. 
Buda adeta Gazzeyi yıkmak yok etmek için sebep arayan İsrail için fırsat olmuş. Üç yıl boyunca Gazze’de yüzbinlerce masum insan çoluk çocuk ve kadın katledilmiştir. 
Sürecin devamında değişen dünya düzenine uygun olarak bu sürece sanki hiç katkı yapmamış gibi ABD Başkanı barış elçisi olmuş, kendi deyimi ile bilmem kaçıncı savaşı bitirmiştir. Bu süreçte hiçbir geçerli gerekçesi olmadan saldırgan İsrail, önce İran’a saldırıp Filistin liderine suikast yapmış, sonrasında Katar’da ayni suikast eylemine başvurmuş.  Yetmemiş ABD ile birlikte birçok İran şehri füzeler ve uçaklarla vurulmuştur. 
Hatırlayalım, Başkan Trump çok başarılı bir operasyon olduğunu İran’ın nükleer alt yapısının vurulduğunu işin bittiğini söylemişti. 
Bu sözden daha altı ay geçmeden bu kez bildiğimiz üzere İran’ın etrafı ABD silahlı güçleri ile bu günlerde sarılmış vaziyette. 
Başkan trump ne diyor !
İran istediklerimizi yapmalıdır 
Peki ne istiyorlar 
Bunuda bilemiyoruz 
Bu süreçte o kadar hızlı tarihi gelişmeler olduki 
Birkaç ay önce bir anda bağımsız Venezuela devletinin başkanı Madura, ABD güçlerinin baskını ile ABD’ye götürülüp hapse atıldı. 
Bu sürecin öncesinde de Venezuela dan petrol yükleyen ülkelerin gemilerine ülke çıkışında açık denizlerde ABD tarafından el koyuldu. 
Gene bu süreçte bir yılın içerisinde Başkan Trump’ın dünyanın canlı izlediği demecinde bir çok ülkeye kabul edilemez sürdürülemez vergiler koyduğunu hep birlikte gördük. 
Sonra bunların bir kısmı çeşitli pazarlıklarla kaldırıldı veya düşürüldü. 
Değişimle ilgili daha onlarca yazılacak konu var.  Sadece şunu belirteyim, dünyanın bildiğimiz son yüz yılında böyle hadiseler yoktur. Bunların çok hafif benzerleri bile Dünya savaşlarına yol açmış. Veya tarihe kaydolacak ekonomik krizlere sebep olmuştur. 
Bu süreçte, Türkiye’de ise terörsüz Türkiye konusu ile uğraşmakta. 
Süreçte bize tek güven veren Cumhurbaşkanımız Sn Erdoğan’dır. 
Bunun belirtmemin sebebide tüm değişimlerde ABD ve Trump var. 
Onunda takip ettiğimiz kadarı ile birlikte hareket ettiği bir kaç ülke ve lider var onlardan biride Cumhurbaşkanımız Sn Erdoğan’dır. 
Bu sağlıklımıdır bunu herkesin kendi değerlendirmesi gerekir. 
Şahsi düşüncem kontrolden çıkmışcasına eylem söylem ve müdahaleleri gördüğümüz süreçte ülke insanı olarak çok daha duyarlı çok daha uyanık olmak zorundayız. 
Ülke içerisinde oluşabilecek provokasyonlara karşı hazırlıklı olmalıyız. 
Çünkü ABD’nin uzun sürecek bir dostluğuna inanmak münkün değildir. 
ABD tarihindede böyle örnek sadece İsrail ve İngiltere için vardır. 
Yaklaşan Ramazan ayımızın bereketli geçmesini, tuttuğunuz oruçların kabülünü diliyorum. 
Hoşçakalın.

Tarih: 17 Şubat 2026 Salı    Hit: 1019




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol