15 Nisan 2021 Perşembe   

Av. Ali Kahraman / Avukat / Hukukçu Gözüyle /

TÜRKİYE KİME VATAN

 

OSMANLI Devletinin kuruluşu, Kayı Boyundan gelen Osman bey ve etrafındaki Türklerin gayretleri sonucu gerçekleştirilmiştir. Büyük fetihler yapılıncaya kadar gerek yönetim erki gerekse, Türklerden teşekkül etmiş bir devlet yapılanması ile karşılaşmaktayız.
Büyük fetihlerin gerçekleşmesi ile birlikte Osmanlı İmparatorluğu, bir çok farklı dini yapı ve etnik yapıyı bünyesinde barındırmış olup, bu dönemde özellikle Anadolu’da da farklı kültürlerin bir arada yaşamasını sağlamıştır. 1920 yılında imparatorluğun parçalanmasına kadar devletteki bu yapı devam etmiştir.  Osmanlı Devleti kurucusu olan Türkleri merkeze alan bir mantık ile hareket etmemiş, Müslüman ya da Gayrimüslim tebaa içerisinden herkesi kendi Vatandaşı kabul etmiş ve yönetim erkinde onlara yer vermiştir. Fransız İhtilali bütün imparatorluklar da yapmış olduğu tahribatı Osmanlı Devletinde da gerçekleştirmiştir. Bunun sonucunda imparatorluktan ayrılmak isteyen Yunan, Bulgar, Ermeni ve benzeri unsurlar tek tek bağımsızlıklarını ilan etmiştir.
1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti devleti her ne kadar kendi toprakları  içerisinde farklı etnik unsurlar barındırsa da, Türkiye Cumhuriyetin kuruluşuna destek veren tek etnik unsur Kürtler olmuştur. Genç cumhuriyetin kurucuları bu dönem içerisinde Türklük ve Türk kimliği üzerinde durarak ari ırk üzerinden bir toplumsal yapı kurmaya çalışmışlardır. Mevcut devlet yapılanmasına uyum göstermeyen ya da göstermek istemeyen, kendi varlığını ve değerlerini yaşamak için mücadele eden İslamcı ve Kürt önderlerin ve aşiretlerin mevcut yapılanmaya karşı baş kaldırdığı Şeyh Sait  ve Dersim isyanı o günkü yönetim tarafından bastırılmış, isyanlara destek veren ya da isyana katılmamakla birlikte genç cumhuriyetin Türkçü yaklaşımına muhalif olan kişiler ya idam edilmiş ya da sürgüne gönderilmiştir. Dünyanın birçok farklı etnik ve kültürel yapısına vatan olan Türkiye ve Anadolu maalesef genç cumhuriyetin kurucuları tarafından bu ülkenin asli unsuru olan Müslümanlara ve Kürtlere kapatılmak istenmiştir
Gelinen süreç içersinde Türkçülük tezinin 600 yıllık Osmanlı geleneğinin oluşturduğu kültürel ve sosyal havza karşısında başarılı olamadığını görmekteyiz. Anadolu coğrafyası din ve etnik kimlik farkı gözetmeksizin kendisini bu coğrafyaya ve bu devlete bağlı ve ait gören herkesin ana yurdu olmuştur.
Tarihin biz Türklere yüklemiş olduğu bir misyon vardır. İsmet Özel derki, “Gavurla savaşmayı göze alan Türk’dür”. Madem ki gavurla savaşmak ya da savaşmayı göze almak insanların Türk olması için yeterli ise, o Türklere hayatlarını idame ettirecekleri ve/ veya zor zamanlarında kendilerine kucak açacak bir vatan toprağına ihtiyaçları vardır. O halde Türkiye (Anadolu)  kendini Türk addedenlerin vatanıdır.
Ülkemizde reel siyasetin üretmiş olduğu bir kavga ve tartışma ortamında Türkiye’nin düşünce yapısı olarak ikiye ayrıldığını görmekteyiz. Şu anda ülkeyi yöneten iktidar ve destekçileri bu ülkenin sahibi ve karar vericisi olarak davranmakta, karşı tarafı Türkiye’ye ihanetle ve batı emperyalizminin birer sözcüsü olmakla suçlamaktadır. Buna karşılık muhalif kesim ise iktidarın faşizan bir tavır gösterdiğini ve halkı ötekileştirdiğini iddia ederek sokak olaylarını tırmandırmaya, demokratik teamüllerin dışına çıkılarak mevcut iktidarın görevden uzaklaştırılmasını sağlamaya çalışmaktadır. Muhalif kanadın ve iktidarın kendi geleceklerini ülkenin ve bu toprakların bekası olarak gördüklerini söylersek abartmış olmayız.
Yazının başlığına geri dönersek; Türkiye kimin vatanı diye sorduğumuzda, gerek iktidar gerekse muhalefetin bu soruya benim  ve benim gibi düşünenlerin vatanı diye cevap verdiklerini görmekteyiz. Halbuki Türkiye ya da Anadolu bugünün ya da geçmişin değil, atideki Türklerin vatanıdır. Kısır döngülerin oluşturduğu bir düşünce yapısının vatani olamayacak kadar büyük ve muazzez bir topraktır Türkiye vesselam…

Tarih: 12 Şubat 2021 Cuma    Hit: 4440




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol