19 Temmuz 2019 Cuma   

TİROİD NODÜLLERİ VE KLİNİK ÖNEMİ

TİROİD NODÜLLERİ VE KLİNİK ÖNEMİ
 

Tiroid nodülleri tüm dünyada artan sıklıkla karşılaştığımız klinik bir sorundur. İyot eksikliği olmayan bölgelerde palpasyonla saptanan tiroid nodülü prevalansı kadınlarda %5, erkeklerde %1 olarak belirtilmektedir. Tanı yöntemi ultrason ve deneyimli eller olunca bu oran %19-67’lere kadar çıkabilmektedir.
Tiroid nodülü terimi, tiroid bezi içinde palpasyonla veya görüntüleme metodları ile çevre tiroid parankiminden ayrı duran lezyonları tanımlamak için kullanılır. Tiroid nodüllerine yaşlılarda,  kadınlarda, iyot eksikliği olanlarda ve radyasyona maruz kalanlarda daha sık rastlanmaktadır.Tiroid nodüllerinin klinikte bu kadar üzerinde durulmasının nedeni altında yatan tiroid kanseri tanısını dışlamaktır. Kanser riski yaş, cinsiyet, aile öyküsü, radyasyona maruz kalma ve diğer faktörlere bağlı olarak %5-15 arasındadır. Hem kötü huylu  hem de selim hastalıklar tiroid nodülü nedeni olabilir.

TİROİD NODÜLÜ NEDENLERİ
-Selim nodüler goitre -Primer tiroid lenfoması
-Kronik lenfosittik tiroidit -Anaplastik kanser
-Basit veya  hemoroajik kist -Sarkom, teratom ve diğer tümörler    
-Folliküler adenom -Hurthle hücreli tümör
-Subakut  tiroidit -Az diferansiye kanser
-Papiller kanser -Metastatik tümörler
-Folliküler kanser   
Tiroid nodüllerinde artmış malignite potansiyeline işaret eden faktörler şu şekilde özetlenebilir:
1-Baş ve boyun bölgesinne yapılan radyoterapi  öyküsü
2-Ailede medüller tiroid kanseri,papiller tiroid kanseri veya multiple endokrin neoplazi 2  öyküsü
3-14 yaş altı veya 70 yaş üstü olmak
4-Erkek cinsiyet
5-Nodülde büyüme öyküsü
6-Sert nodül
7-Fikse nodül
8-Kalıcı ses kısıklığı, yutma güçlüğü veya nefes darlığı
Klinik olarak belirgin kanser riski 1 cm üstü nodüllerde daha fazla olduğu için, bu nodüller değerlendirilmelidir. Ender olarak 1 cm’den küçük olan, ancak şüpheli USG  bulguları, eşlik eden lenfadenopati, baş-boyun ışınlama öyküsü, birinci dereceden akrabalardan bir veya daha fazlasında tiroid kanseri öyküsü olan nodüller de değerlendirilmeli ve araştırılmalıdır.
Tiroid nodülü tespit edilen hastalarda ayrıntılı öykü ve tiroid bezi  ile boyundaki lenfadenopatilere  yönelik   muayene yapılmalıdır. Ailedeki benign ve malign tiroid hastalıkları sorgulanmalıdır. Tiroid nodülü, pek çok hastada klinik belirti ve bulgu vermeyebilir.
Tiroid nodülü  veya şüphesi olan hastalarda ultrason en duyarlı testtir.  MR ve  BT nodüler tiroid hastalığında rutin olarak kullanılan görüntüleme yöntemleri değildir. İnce iğne aspirasyon biopsisi (İİAB) Tiroid nodüllerinin operasyon öncesi değerlendirilmesindeki en önemli testtir. Sitolojik tanımlama 5 şekilde olabilir: Tanı konulamayan lezyonlar, benign lezyon, folliküler lezyon, şüpheli lezyon ve maling lezyon.Tanı konulamayan  biopsilerde ultrason eşliğine biopsi tekrarlanmalıdır.
Malignite tanısı konulmuşsa cerrahi girişim planlanır. Malign lezyonlar içinde en sık papiller tiroid kanseri görülür.
Ayrıca moleküler tanı yöntemleri tanıya destek amacı ile düşünülebilir. İİAB’de komplikasyon olarak geçici ağrı ve küçük hematom görülebilir.
Tiroid nodüllerinin tanısında kullanılan bir diğer görüntüleme yöntemi  tiroid sintigrafisidir.
Subklinik durumları ortaya koyabilmesi açısından TSH ölçümleri, tiroid nodülünün tetkikinde yapılabilecek en yararlı  ve ilk testir. Eğer TSH ölçümü referans değerlerinin dışında gelirse ikinci basamak tanısal test olarak serbest tiroid  hormon düzeyleri, anti TPO ve antiTSH reseptör antikor düzeyleri  ölçülmelidir.
Benign nodüllerde  lokal bası belirtileri olması, önceden yapılmış external radyoterapi, nodülde sürekli büyüme, şüpheli ultrason bulguları ve kozmetik nedenler cerrahi nedenleridir. Şüheli, folliküler lezyon ve malignite gelen durumlarda cerrahi önerilir.    

             Mediworld Tıp Merkezi 
          Genel Cerrahi Uzmanı
         Op. Dr. Mehmet Can BEKAR

Özgeçmişi:

Genel Cerrahi alanında tüm teknolojileri takip edip yeni cerrahi teknikleri uygulayarak, güçlü tecrübe ve beceri ile 28 yıldır görev yapmaktadır. Her yıl düzenlenen ulusal ve uluslararası genel cerrahi kongrelerine katılmakta olup özellikle “Endoskopik - Laparoskopik” cerrahi alanlarında uzmanlaşmıştır. Pek çok bilimsel yayını bulunan M. Can Bekar 1965 İnegöl-Bursa doğumlu, evli ve iki çocuk babasıdır.

Çalıştığı Kurumlar: 
• Özel Mediworld Tıp Merkezi (2017-Halen)
• Bilecik Devlet Hastanesi (1993-2017)

Tıpta Uzmanlık:
• Ankara Dışkapı Hastanesi (1988-1993)

Tıp Eğitimi:
• Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi (1982-1988)

Dernek Üyelikleri:   
• Türk Cerrahi Derneği
• Türkiye Endoskopik Laparaskopik Cerrahi Der.
• Türk Tabipleri Birliği

Sertifikalar, Kurslar ve Kongreler:
• İşyeri Hekimliği Sertifikası
• Cerrahi Endoskopi Eğitim Sertifikası
• Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi ”Cerrahi Endoskopi Eğitimi”
• 13. Medikal Cerrahi Endokrinoloji Mezuniyet Sonrası Eğitim Kursu
• Türk Cerrahi Derneği “Vasküler Diğer Girişimsel işlemler Kursu”
• Türk Cerrahi Derneği ”Vasküler Cerrahi Kursu”
• Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD “Güvenli Laparoskopik Kolesistektomi ve Safra Yolu Yaralanmalarına Yaklaşım Kursu”
• Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi “1. Laparoskopik Antireflü Cerrahi Kursu”
• Türkiye Kolon Rektum Cerrahi Derneği “Laparoskopik Kolorektal Cerrahi Kursu”
• Vakıf Gureba Eğitim ve Araştırma Hastanesi “Laparoskopik Fıtık Onarım Kursu”
• Alman Hastanesi “The Advanced Course of Thyroid Surgery”
• European Surgical Institute “Laparoscopic Techniguies for Ventral and Incisional Hernia Repair” Programme
• Ulusal Endoskopik Laparoskopik Cerrahi Derneği “Periyodik Laparoskopik Kolesistektomi Kursları”
• İstanbul Üniversitesi Odyovizüel Uygulama Araştırma Merkezi “Video Laparoskopik Cerrahi Kursu”
• Alman Hastanesi Sürekli Eğitim Merkezi “3. Medikal Cerrahi Endokrinoloji Mezuniyet Sonrasi Eğitim Kursu”
• Cerrahi Stapler Uygulama Kursu ve Workshop

 

Tarih: 29 Mayıs 2019 Çarşamba    Hit: 2018

Fotoğraflar
  • #
  • #
Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol