19 Eylül 2021 Pazar   

Emir BURAK / Diplomatik Bakış / Uzman Gözüyle /

RUSYA-UKRAYNA ÇATIŞMASININ YAKIN GEÇMİŞİ

 

RUS-Ukrayna çatışması 2014’ten beri zaman zaman sıcak çatışmalara evrilerek devam ediyor. Rusların vekalet savaşlarında özellikle Türk sihalarına karşı çaresiz kalması ve Amerika’da Demokrat partinin tekrardan iktidarı ele alması Ukrayna’yı cesaretlendiren önemli unsurlardır. Amerika’nın saygın düşünce kuruluşlarından olan Rand Corporation’ın güncel raporları görüşümüzü destekliyor. Rapora göre Rusya ve Çin ikili bir blok olarak Amerika için baş edilebilir değildir. Dolayısıyla asıl odaklanılması gereken unsur Rusya’dır. Özetle Çin ticari bir rakip, Rusya ise ideolojik bir düşmandır. Her ne kadar mesele ABD Dış İşleri bakanı Blinken’in açıkladığı üzere dünya üzerinde demokrasinin hakimiyetinin kuvvetlendirilmesi gibi gözükse de farklı detaylar da göze çarpmaktadır.
Öncelikle kuşak-yol projesinin kuzey ayağı Rusya’dan geçip Hollanda ve İspanyaya  kadar uzamaktadır. Bu hattın Rusya için uzun vadede önemli bir turizm ve ticaret kaynağı olacağı aşikar. Bir başka mesele Almanya ve Rusyanın yükselen ticari ve endüstriyel hacmidir. Bu etkileşim Avrupa’da uzun yıllardır var olan “Rus Ayısı” imajını yavaş yavaş değiştirmeye başladı. Fransa ve Almanya gibi bazı Avrupalı devletler Rusyanın Amerikaya karşı bir denge unsuru teşkil ettiğinin farkına vardı. Tabiri caizse Amerika artık savaşlar neticesinde istikrarsızlaşmış Avrupayı korumak zorunda olan bir konumda değildir ve ne de artık Rusya dünya’ya komünizm ihraç eden varoluşsal bir tehdittir. Nükleer silahlahlanmanın yayılması konvasiyonel savaş riskini zaten büyük ölçüde azaltmıştır. Daha önemlisi, son yıllarda Macron ve Merkelin müşterek Avrupa Birliği kurma söylemleri “Sarı Yelekliler” protestolarnın patlamasıyla sekteye uğramış olsada  tamamen rafa kaldırmış değildir. Bu minvalde Avrupa-Amerikan bütünleşmesinin sürdürülebilirliği bakımından Kırım ve Donbass meseleleri ve Rus ilhakına karşı demokrasinin vurgulanması fikri iyi bir koz gibi gözüküyor.
Meselenin iç yüzü yaklaşımımızı destekler niteliktedir. 2013 yılında Ukrayna’nın Rus yanlısı lideri Viktor Yanukoviçin Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasına direnmesi, içeride Avrupa ve Amerika destekli hükümet karşıtı gösterilere ortam hazırlardı. Akabinde Almanya merkezli Uluslararası Şeffaflık Örgütü Ukrayna hükümetini dünya çapında en yolsuz rejim olarak isimlendirerek protestolara uluslararası meşruluk kazandırdı. Yanukoviç hükümetinin  hedef alınmasının sebebi Kerç Boğazında ve dolayısıyla Kırımda Ruslara askeri olarak barınma hakkı tanımasıdır. Ayrıca Yulia Timoşenko gibi Avrupa yanlısı liderlerin daha önceki süreçlerde tutuklanmış olması Yanukoviçi hedefe oturtuyordu. Nihayetinde Yanukoviçin 2014’te ülkeyi terk etmesi hükümet düzeyinde Rus hegomonyasına  hasar verdi. Ancak Rusların mentalitesine göre Sovyetler ismen bitmiş olsa bile fiilen hiçbir eski birlik üyesi tam manasıyla bağımsız olmadı ve olamazdıda. Buna Yeltenenler gerek Gürcistan örneğinde olduğu gibi gerek Ukrayne ve en son Ermenistan meselesinde gördüğümüz gibi bedelini ödemeye hazır olmalıydı. Sonuç olarak Nato Ukrayna üzerinden Moskovaya yaklaşmadan Rusya Kırımı 2014 yılında ilhak ederek savunma cephesini genişletti. Mecvut durumda kuzey-güney ve doğudan Rusya-Belarus ve Moldova tarafından geniş bir hilalin içinde çevrelenen Ukrayna rasyonel olarak konvansiyonel bir savaşa girmeyeceği daha mantıklı gözüken seçenek.

Tarih: 09 Nisan 2021 Cuma    Hit: 4331




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol