26 Mart 2026 Perşembe   

Naser ŞİMŞEK / İnşaat Mühendisi / Teknik Bakış

ATEŞİN ORTASINDA HUZUR ADASI

 

Değerli Paşavizyon okuyucuları daha önceki yazılarımızda ‘’dünyamızın’’ zor ve tehlikeli zamanlardan geçtiğinden bahsetmiştik.
Hatta bazı stratejistlere göre dünyamız Ücüncü Dünya Savaşı başlamasına yakın şartlarda olduğundan bahsedilmekte. 
Gelin son 45 yılda yaşadığımız Türkiye Cumhuriyeti’ni merkez alarak etrafımızda olup biten savaşları, soykırımları hatırlayalım.
İlk olarak sözde medeni dünyanın maskesinin düştüğü 1992-1995 yılları arasında cereyan eden Bosna savaşı. Yüzbinlerce Boşnak masum katledildi, soykırıma uğradı, sayısız kadına tecavüz edildi. Sadece Müslüman oldukları için.
1998-1999 yılları arasında Kosova Savaşında aynı şekilde masumlar katledildi.
1991 yılında dünya ilk defa bir savaşı ekranlardan izledi.
Körfez Savaşı olarak geçen bu savaşta ‘’birileri‘’ petrol gelirlerine el koymak adına ürettikleri yapay gündem ile Irak ve Kuveyt’i savaştırdılar.
1994-2009 yılları arasında cereyan eden Rus-Çeçen savaşında dünya sınırlarının yeniden şekillenmesi sebebi ile sayısı belirsiz insanlar hayatlarını kaybetti.
2003-2011 yılları arasında ‘’kimyasal silah’’ üretiyor yalanı ile Irak işgal edildi.
Sekiz yıl boyunca yine olan Irak halkına oldu.
“Irak’a demokrasi getireceğiz” yalanının söyleyenler Irak’ın zenginliklerini talan ederek savaşı sonlandırdılar.
Sayısı belirsiz insan hayatına mal olan bu işgalin bitiminde kimyasal silah yalanının yalan olduğu bizzat işgalciler tarafından itiraf edildi.
Kısaca pardon! dediler.
Orta Doğu’nun sınırlarını yeniden çizeceğiz diyenler bunu sadece Ortadoğu’nun zenginliklerine el koymak adına yaptılar.
Orta Doğu’nun baş belası hiçbir insani değeri olmayan İsrail devleti 2006 yılında Lübnan’a saldırdı. Bu savaş zamanımıza kadar gelen savaşların başlangıcı oldu.
2011-2020 yılları arasında hiç sebep yokken Libya iç savaşı yapıldı.
“Sebep yok” derken aslında sebep yine yukarıda anlattığımız petrol gelirlerine el koymak için fitillendi.
2014 yılında Rusya ile Ukrayna arasında başlayıp halen devam eden savaşta sonuç alınamayınca savaş alanı tüm Ukrayna’yı kapsayacak şekilde 2022 yılında büyüyerek devam ediyor.
Burada basiretsiz yöneticileri seçen bir ülkenin başına neler gelebileceğini gösteren en önemli tarihi bir örnek olarak tarih sayfalarına geçti.
2020 yılında gerçekleşen Karabağ savaşı ile Azerbaycan Ermenistan’ın on yıllar önce katliam yaparak ele geçirdiği topraklarını geri aldı.
21. yüzyılda yeniden bir dünya savaşı çıkarmak niyetinde olan katillerin yönetimindeki İsrail dünyanın gözü önünde masum Filistin halkına karşı yaptığı zulmü ‘’Gazze’de’’ yaşayan Filistinlileri belki de dünyada yaşanabilecek en büyük soykırım ile haritadan silmeye çalışıyor.
Yetmedi, bu gözü dönmüş caniler ABD’yi de mecbur ederek beraberce İran’a saldırmaya başladı. Elindeki orantısız silah gücü ile ‘’dini liderlerini’’ ve üst yönetim kadrosunu şehit ettiler. 
Hepimiz İran halkının ‘’onurlu’’ direnişine şahit oluyoruz.
Böyle bir coğrafyada etrafımız ateş çemberleri ile çevrili iken bizler huzur içinde yaşıyoruz.
Huzur içinde nasıl, ‘’kimin’’ sayesinde yaşıyoruz?
Ürettiğimiz dünya tarafından en başarılı bulan iha/siha ve diğer savunma sanayiine destek veren bir yönetimimiz olmasa idi halimiz ne olurdu?
Savunma sanayiini önemsemeyen, gereksiz bulan hatta İsrail bize niye saldırsın düşüncesinde ki bir yönetim olsa idi hangi halde olurduk.
Akıllı olalım, etrafımızda ki ateş çemberine bakıp ona göre önümüzde oluşacak bazı kararları bu perspektifte bakalım.
Yoksa bayramları zor görürüz.
Hayırlı Bayramlar. 

Tarih: 25 Mart 2026 Çarşamba    Hit: 1181




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol