Bir süredir rahatsızlığı sebebiyle tedavi gören Türkiye
gazetesi bulmaca editörü eğitimci-yazar Cafer Söztutan vefat etti.
Aynı zamanda gazetemiz Paşavizyon’da da köşe yazarlığı yapan yazar Ömer
Söztutan ile Türkiye Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sadık Söztutan ve İstmag
Magazin Grubu (IMG) üst düzey yöneticisi Mehmet Söztutan’ın ağabeyi olan Cafer
Söztutan, dün ikindi namazını müteakip Marmara Evleri 1. Kısım Camii’nde
Abdürrezzak Arvas Hoca’nın kıldırdığı cenaze namazının ardından Eyüp Sultan Kabristanı’na
defnedildi.
Merhum Cafer Söztutan’ın cenazesine basın, iş, edebiyat ve eğitim
dünyasından bir çok isim katılarak Türkiye gazetesi ve Söztutan ailesini acılı
gününde yalnız bırakmadı.
62 yaşında vefat eden Cafer Söztutan, 29 yıldır Türkiye
gazetesinde bulmacalar yapıyordu.
Paşavizyon gazetesi olarak merhum Cafer Söztutan ağabeyimize
Allah’tan rahmet, Söztutan ailesine ise baş sağlığı ve sabırlar diliyoruz.
Türkiye gazetesinin 46. yılında merhum Cafer Söztutan şöyle anlatılmıştı:
O BİR ÖĞRETMEN
“İlk defa 1987’de Türkiye Çocuk dergisinde çalışırken gazetede yayınlanan okur
bulmacalarının yetersizliğinden rahatsız olduğu için kendi bulmacasını
hazırlayarak yola devam eden yılların ustası aslında bir öğretmen. Kuzuların
sağdan sola “me”lediği, ‘bir nota’nın yukarıdan aşağı indiği, takipçilerini
kareli ceket gördüğünde bile bulmaca çözmeye sevk eden keyifli bulmacalarının
sayısı on binden fazla... Artık bulmacalar bilgisayar programlarıyla hazırlansa
da o hâlâ elle manuel hazırlıyor ve manuelin üstünlüğünü savunuyor.
SATRANÇ GİBİ
“Çengel bulmacada önce resim konuyor. Sonra o resim etrafında örerek gidiyorum.
Satranç misali, 4-5 hamle sonrasını düşünür gibi 4-5 kelime sonrasını düşünüyor
öyle yerleştiriyorum” diyor. Tam sayfa bir çengel bulmacanın tamamlanması 4-5
saati buluyor. “Resimdeki ünlü” meselesi de hiç kolay değil hani. Ayda yetmişin
üzerinde resim kullanıyor. Enigmatoloji’de (bulmaca bilimi) tanınmış bir
üslubu, adına patentli bulmacaları, yarışmaları ve ödülleri var. Müdahale eden
okuyucular, yanlış çözüp “Hata var!” diye çıkışanlar, kutucuklar küçük
geldiği için huysuzlananlar, çözerken zorlanırsa sitem edenler olabiliyor ama
herkes onun bulmacalarını çok seviyor. Öyle ki, bir dönem yayından kalktığında
tepkilerin ardı arkası kesilmemiş. Ve yeniden yayınlanmaya
başlanmış.
MANEVİYAT ÖNEMLİYDİ
“Bulmaca eğlencedir; oyun aracıdır, rahatlamaktır, keyif almaktır” diyor. Ancak
manevi hassasiyetlere, az duyulmuş kelimeleri serpiştirmeye, her yaşa hitap
etmeye, okurun kelime haznesini diri tutmaya, babasının kullandığı kelimeleri
unutmaya yüz tutan kuşağa hatırlatma kabilinde kelimeler kullanmaya özen
gösteriyor.
Kıymetli ağabey diyor ki: “Hayat bulmaca değildir. Her boşluğu dolduracak uygun
parça bulamazsın, bulsan da yerine koyamazsın. Hayalindeki resmi asla
tamamlayamazsın...”