29 Ağustos 2025 Cuma   

ANAL FİSSÜR (MAKAT ÇATLAĞI)

ANAL FİSSÜR (MAKAT ÇATLAĞI)
 

Anal fissür, makat çatlağı veya yırtığı diye adlandırdığımız bu hastalık makatın hemen çıkımında küçük bir yırtık veya yaradır. Uzun süren kabızlık ve ishal atakları sonucu oluşur ve akut dönemde makatı tahriş eden kabızlık ve ishal ataklarının devam etmesi acı, ekşi, nar gibi küçük çekirdekli gıdaların tüketilmesi ile de iyileşmesi bir hayli zor hale gelir. Hastalar tuvalete çıktıklarında cam kesiyormuşçasına ağrı hissedeler. Bazıları bunu yanma olarak tarif edebilir. Bu ağrı tuvaletten birkaç saat sonrasına kadar sürebilir. Tuvalet kağıdına bulaş şeklinde kan da görebilirler. Genellikle bu cam kesiği gibi ağrılı tuvalete çıkma durumu hastayı perişan eder. Ağrı insanı uyaran, alarma geçiren, sıkıntı veren durum için bir şey yapma ihtiyacı hissettiren en önemli histir. Hastalar tuvalete çıkmamak, bu ağrıyı yaşamamak için yemek yemeye korkarlar. Bu dönemde ağrıya katlanmayıp bu konuda uzman bir genel cerraha gidenler şanslıdır. Muayenede kalçaların kibarca ayrılması ile genellikle erkeklerde posterior, kadınlarda ise anteriorda fissür tespit edilir. Özellikle akut evrede ciddi ağrı nedeniyle parmak muayenesi dediğimiz rektal tuşe neredeyse imkansızdır. Hasta muayene masasında bayılacak kadar ağrı duyabilir. O yüzden bu muayeneyi tedavi sonrasına bırakmak uygun olacaktır. Tanı için o bölgenin hekim tarafından görülmesi yeterlidir. Bu akut dönemde diyet düzenlenmesi, kabızlık problemi çekenerde gayta yumuşatıcılar ve ağrıyı azaltıcı kremlerle tedavi çok kolaydır. 2-3 günde hastanın ağrıları azalır, günlük işlerini daha rahat görebilir hale gelir. İyileşme süresinin uzadığı ve 8 haftayı geçen fissürlerde kronikleşmeden söz edilir. Kronik makat çatlağı olan hastalarda sıklıkla ‘fissür triadı’ adı verilen üçlü bir belirti görülür.
1. Makat derisinde bir meme bulunması ki, buna nöbetçi meme, ‘sentinel pile’ veya ‘skin tag’ adı verilir.
2. Kalınlaşmış  çatlak kenarlarının tabanında iç makat kasının lifleri görülür.
3. Makat çatlağının üst kenarında, büyümüş papilla adı verilen kıl ve ter bezi (hipertrofik anal papilla) görülür. Kronik fissürlerde genellikle ağrı daha azdır, rektal tuşeyi tolere edebilirler ayrıca diğer rektal patolojileri dışlayacak kolonoskopi bu hastalara uygulanabilir.
Anal fissürün ilk tedavi seçeneği ilaçlardır. Bunlar kabız olanlarda gayta yumuşatıcı ilaçlar. Lokal ağrıyı kontrol altına almak için de lokal nonsteroid preperatlar, lokal anestezikler ve organik nitratlardan oluşan çeşitli merhmeler ve fitillerdir. Kronik fissürlerin yaklaşık yarısı ilaç tedavisi ile iyileşmez bunlar için cerrahi tedaviler gündeme gelir. 
Şimdi bu hastalığın oluşumuna bir bakmak lazım. Sebep her ne olursa olsun uğraştığımız hastalık temel olarak ciddi ağrı duyusu olan bir bölgede iyileşmeyen bir yaradır. Amacımız vücudumuzun diğer bölgelerinde olduğu gibi bir şekilde bu yaranın iyileşmesini sağlamaktır. Yara iyileşmesinde o bölgenin kanlanması çok önemlidir. Kanlanma olmayan dokular iyileşemezler. Makat bölgesinde oluşan ciddi ağrı, internal sfinkter kası dediğimiz iç makat kasında spazm ile kanlanmanın bozulmasına yol açmaktadır. Cerrahi tedavi de işte tam burayı hedeflemektedir.  En yaygın olarak kullanılan teknik lateral internal sfinkterotomidir. Bu tekniğin temeli, iç makat kasının (internal anal sfinkterin) cerrah tarafından kesilmesi prensibine dayanır. Ameliyat sıklıkla belden uyuşturma (spinal anestezi) veya genel anestezi ile gerçekleştirilir. Bu cerrahi müdehale sonrası hastaların şikayetlerinde %90 oranında düzelme görülür. Ameliyat sonrasında Makatta ağrı sıklıkla birkaç gün içinde ortadan kalkar. Hasta ortalama 3-4 gün içinde işine geri dönebilir. Tam iyileşme birkaç hafta içinde olur.
Günümüzde bu cerrahiye alternatif olarak daha az invaziv ve poliklinik şartlarında uygulanabilecek olan bir yöntem olan botilinium toksini enjeksiyonu tercih edilmeye başlanmıştır. Bu yöntem de temel olarak cerrahi ile aynı mantıkla lateral internal sfinkter kasını gevşetip rahatlatmayı hedeflemektedir. Bunu kası keserek değil de 6 aylığına geçici olarak paralize ederek sağlamaktadır. Botoks tedavisinin avantajlarına bakacak olursak
1- Botoks uygulamasında kaslar kesilmediği için uzun dönem gaz gayta kaçırma riski yoktur.
2- Ameliyathane gerektirmez, muayenehane veya poliklinik koşullarında yapılır. 
3- İşlem sonrasında günlük aktiviteye aynen devam edilir.
Tedavi sonrası hastalığın tekrarını önleme adına yeme içme alışkanlıklarımıza dikkat etmek gerekir. Bol sıvı almak, lifli gıdalar ve bol salata tüketmek, kabızlık ve ishal ataklarından korunmak önemlidir. Özellikle baharatlı gıdalar, acı biber, isot, turşu, nar ve çekirdek gibi gıdalardan kaçınmak gereklidir.
Hiçbir hastalığınızın olmadığı, huzur ve mutluluk dolu sağlıklı günler diliyorum.


Op. Dr. Ceyhun Erdem
Özel Rami Hastanesi
Genel Cerrahi Bölümü

Tarih: 21 Nisan 2022 Perşembe    Hit: 5261

Fotoğraflar
  • #
  • #
  • #
Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol