19 Ocak 2022 Çarşamba   

Emir BURAK / Diplomatik Bakış / Uzman Gözüyle /

SURİYE’DE OPERASYON SİNYALLERİ

 

SURİYE’de terör tehlikesi 2011 yılından beri konuşagelen bir durum. Bu konjonktürde Türkiye Cumhuriyeti Devleti PKK ve DEAŞ gibi eli kanlı örgütlere karşı belli başlı operasyonlarla zaten harekete geçip Suriye'nin Kuzeyinde Afrin-Kuzey Menbiç-Cerablus-Tel Abyad ve Resulayn gibi stratejik noktaları teröristlerden temizlemişti . Lakin Sayın Erdoğan'ın ilan ettiği ve Suriye'nin Kuzeyini Afrin'den Kamışlıya kadar olacak şekilde içeren operasyon haritası ABD’nin yoğun baskısı yüzünden gerçekleşememişti.
Ne yazık ki NATO müttefikimiz ABD, YPG-PKK’yı sadece söylem düzeyinde değil her manada desteklemeye devam ediyor. Bu kanıya ABD senatosundan çıkan ve YPG olarak adlandırılan Suriye PKK’sına milyonlarca dolar değerinde ki yardım paketlerinden ve silah sevkiyatlarından varabiliyoruz.
Bununla beraber ABD kara kuvvetlerinin her fırsatta PKK’nın elinde tuttuğu bölgelerin Türkiye ile sınır olan noktalarında kurduğu karargahlar müttefiklik anlayışına zarar veriyor. Rusya ise Suriye PKK’sı konusunda Amerika'dan radikal şekilde farklı bir tutum sergilemiyor. Türkiye'nin Kuzey Suriye'deki varlığını tercih etmektense daha kolay yönlendirilebilir bir yapı olarak PKK’nın varlığı öncelikli tercihleri.
Böyle bir durumda şartlar aleyhimizde gelişse bile Suriye'nin Kuzeyinin terörden tam manası ile arındırılması artık keyfi bir karar değil. Nitekim, evlerinden ve yurtlarından edilmiş Suriyeli sığınmacıların güvenli bir şekilde geri dönüşü buna bağlı. Henüz bu konjonktür oluşmadan önce 2015 sürecinde bazı HDP’li siyasetçilerin PKK ile beraber Güneydoğumuzun farklı şehirlerinde öz yönetim ilan etmiş olması akıllara Türkiye bir daha zayıf düşerse neler olabileceği sorusunu getiriyor.
Bu çerçevede Türk Silahlı Kuvvetlerimiz belli aralıklarla Suriye'nin Kuzeyini fırtına obüsleri ile dövmek suretiyle düşman mevziilerini yokluyor. Zannımca Türkiye için halihazırda öncelikli hedef Tel Rıfat bölgesi olacaktır. Bunun sebebi bu bölgenin hem Afrin hem İdlip ve hem de Halep için bir kesişim noktası teşkil etmesidir. Birçok okuyucumuzun malumu bu terör cebinden sızan PKK’LI teröristler defalarca Afrin şehir merkezinde bombalı saldırılar yaptılar. Tel Rıfat içinden kullandıkları roketlerle Türkiye ve Barış pınarı bölgelerini zaman zaman ateşe alabiliyorlar. Dolayısıyla bölgenin alınması ile beraber Fırat'ın batısında PKK bütün mevzilerini kaybetmiş olup Kilis şehrimizin güvenliği tamamen sağlanmış olacak.
Bir ikinci ihtimal Fırat'ın doğusuna yapılacak bir operasyondur. Bu minvalde en önemli hedef PKK’nın psikolojik olarak kutsadığı Ayn al-Arab (sözde Kobani) bölgesidir. Zira buranın düşmesi Fırat'ın batısındaki operasyon bölgeleri ile bir birleşme sağlayıp olası sızmaları önemli bir derecede azaltacak. PKK’nın alacağı psikolojik hasar elbette ki harita üzerinde ki değişikliklerden daha geniş çaplı olacak. Artık operasyon için gözler sınırda. Şanlı ordumuz uygun zaman ve zemin yakalandığında bir sefer daha kendini gösterecek

Tarih: 11 Kasım 2021 Perşembe    Hit: 735




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol