15 Ekim 2021 Cuma   

Mustafa SÖNMEZ / Araştırmacı / Yazar / İSAR

FIKRA

 

ADAMIN biri ölmüş cehenneme postalanmış. Cehennemin kapısında seçim hakkı vermişler ve kendisine sormuşlar. Amerikalıların bölümüne mi gitmek istiyorsun, Türklerin bölümüne mi? Sormuş... Ne farkları var? diye. Cevaplamışlar; Amerikalıların yerinde hergün bir kaşık dışkı yersin,Türklerin yerinde ise hergün bir kova... Hayattayken yeteri kadar boka basmış adam doğal olarak cehennemde daha az dışkı yemeyi tercih ederek Amerikalıların bölümüne geçmiş. Günler birbirini izliyor hergün düzenli olarak bir kaşık dışkı yiyen adam Türklerin bölümünde kimsenin dışkı yemediğini görünce önce kandırıldığını düşünmüş sonra da merakından sormuş; Neden Türklerin bölümünde kimse dışkı yemiyor? Oysa ben burada hergün bir kaşık yiyorum. Cevap gecikmemiş; Burası Türklerin yeri. Burada ya kova olmaz ya da dışkı...
***
Padişahın biri sarayda otururken sokaktan gelen elma satıcısının sesini duymuş, camdan bakmış müşteriler arabanın başında toplanmış, canı elma çekmiş baş veziri çağırıp beş altın vermiş, kendisine elma almasını söylemiş. Başvezir, vezirlerden birini çağırmış, dört altın vermiş padişaha elma alınmasını söylemiş. Vezir saraydan bir görevli çağırmış üç altın vermiş aldığı emri tekrarlamış. Saray görevlisi muhafız komutanını çağırmış iki altın vermiş o da emri devretmiş. Muhafız komutanı da nöbetçiyi çağırmış bir altın vermiş padişaha elma alma görevini ona vermiş.
Nöbetçi derhal satıcının yanına gidip saray civarında elma satmanın yasak olduğunu söyleyip elmalara ve arabaya el koymuş. Muhafız komutanına bir altına bir araba elma aldığını söylemiş. Komutan saray görevlisine iki altına yarım araba elma aldığını söylemiş. Saray görevlisi vezire üç altına bir çuval elma aldığını söylemiş. Vezir başvezire giderek dört altına bir torba elma aldığını söylemiş ve teslim etmiş. Nihayet başvezir padişaha beş altına beş elma aldığını söylemiş ve yemesi için padişaha servis etmiş. Padişah beş altının beş elma aldığını, elmacının da çok müşterisi olduğunu görünce halkın durumunun iyi olduğunu düşünerek ferman buyurmuş; derhal vergileri arttırın...
***
Dilsiz ve çok kısa boylu birinin uzun boylu bir kadına tecavüz ettiği iddiasıyla yargılandığı davada hakim olayın nasıl gerçekleştiğini anlamaya çalışırken iddia makamı adamın ayaklarının altına iki tuğla koyarak suçu işlediğini söyleyince hakim iki tuğlanın bu iş için yeterli olamayacağını belirtip itiraz etmiş. Salonda hava hafif gerginleşince tedirgin olan kadın - Efendim biraz da ben eğildim...
***
Kralın biri sürekli komşularıyla sorun çıkarıp topraklarına seferler düzenliyor ordusu da sürekli ciddi kayıplar veriyormuş. Her savaş sonrasında da ahalinin çocuklarının orduya katılmaları için saraydan görevlileri ülkesinin dört bir yanına gönderiyormuş. Görevliler daha önceki savaşlarda üç erkek çocuğunu kaybeden bir babanın dördüncü çocuğunu da orduya teslim etmesi için kapısına gittiklerinde baba görevlilere dönüp - krala söyleyin; benim şeyime güvenip herkese savaş açmasın demiş....
Tüm bunların birer fıkra olmasını çok isterdim.

Tarih: 15 Eylül 2021 Çarşamba    Hit: 554




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol