25 Ekim 2020 Pazar   

Aytekin PARMAK / Tıp Doktoru / Felsefeci / Sözün Özü

VEDA, VEFA VE BULUŞMA ÜZERİNE

 

YAKLAŞIK 12 yıldır süren bir birliktelik, alışkanlık ve düzenin bitişi. 
Umduğumdan daha da sarsıcı. 
Bu duygularım veda ve vefayı tekrar tekrar düşünmeme neden oldu.
Veda ayrılış demektir, ayrı olmak uzaklaşmak uzak olmak demektir. 
Bizi yakınlaştıran ortak ilginin artık olmaması demektir.
Vedaya dek süregelen zaman içinde değerli bir şeyi yavaş yavaş besler. 
Aynı istiridyenin kabukları arasında yavaş yavaş büyüttüğü İnci gibi. 
Bir insan yaşarken, geleceğe bakarken, geçmişini unutmaz, unutamaz.
İnsanın yaşadıkları onun kaderi, sermayesi, tarihidir. Eğer yaşanmışlıklar, kurulan ilişki ve etkileşimler değerli ise, vefa vedanın yanında bir inci gibi beliriverir.
Vefa hissi ortaya çıkınca ayrılığın, vedanın olumsuz havası kaybolur.
Vefanın varlığını hissetmek insana, insana özgü bir doyum ve mutluluk verir.
Lakin hüzünlü bir mutluluktur o.
İçinde yeni birliktelikler yeni etkileşimlerle dolu bir geleceği mayalarcasına yanımızda bitiveren.
Evet arkadaşlar, 12 yıl sonra hastaneme veda ettim. Hastanemin hastalarına, komşularıma veda ettim. Geriye hastalarımın, komşularımın vefası ve gazetem Paşavizyon’daki köşem kaldı.
Bunları söylemiştim ve 4 yılı geçti aradan, güçlü bir veda ile ayrılmıştık o zaman.
Bazı işler vardır zaman alır, bazen zamana sığmaz. Ama ben derim ki buluşmadır veda ve vefayı anlamlı kılan taçlandıran.
Hayatta her şey bir şekil ve içeriktir hastanemde öyle…
Şekli güzelleşti, iyileşti ruhu hep dimdikti bugünü bekledi.
Hastanem bekledi, Paşavizyon bekledi. 
Ve nihayet özlem bitti, veda bitti buluşma gerçekleşti.
Özlediğiniz, benimde özlediğim hastanem artık hayatta, ayakta.
Sizleri karşılamaya hazır, yeni yerinde, yeni ismiyle, her zaman ki neşesiyle, görev bilinciyle.
Hastanem hoş geldi; Sıra sizde...
*** 
Covid-19’u yenmek elimizde
Virüs görmediğimiz ancak bizimle yaşayan düşmanımızdır. Zaman zaman beraber yaşayabiliyoruz, zaman zaman da beraber yaşayamıyoruz. Bir düşman ile savaşacaksa ve bu karşılıklı ölüm-kalım mücadelesi ise en önemli şey, karşıdaki düşmanı tanımaktır. Eğer düşmanı iyi tanırsak, onunla nasıl dövüşeceğimizi iyi bilirsek, mücadelede de başarılı oluruz. Genelde bunun nasıl bir virüsün olduğunun, nasıl bulaştığının üzerinde durmuyorlar. Daha çok maske takarak önlem almaya çalışıyorlar ancak bu yüzeysel bir yaklaşım olur. Eğer bir düşman ile savaşacaksanız, en önemli kural onu tanımaktır.
Bu süreç de atlatılacaktır ama az kayıpla atlatmamız gerekiyor. Unutmayalım ki; güneş karanlığın üzerine yeniden doğacaktır. Aydınlanan sadece kentler kasabalar değil ruhlarımız ve yüreklerimiz de aydınlanacaktır. Yaşamın yolu da aydınlanacaktır. Yaşam geleceğe doğru akmaktadır. Kendimizi bu akıştan geri bırakmayalım. Virüsü yenmek bizim ellerimizde. Kendimizi ve sevdiklerimizi koruyalım. Virüssüz günler dileğiyle. Sağlıklı günler tüm iyi insanların olması dileğiyle...

Tarih: 16 Eylül 2020 Çarşamba    Hit: 5805




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol