14 Aralık 2019 Cumartesi   

Muhammed SANCAKTAR / Bosna Sancak Kültür ve Yrd. Derneği Bşk. / Bayrampaşa Rumeli Balkan Platformu Bşk. / Geniş Açı

SREBRENİTSA SOYKIRIMININ ASIL NEDENİ

 

KIYMETLİ dostlar;
Geçtiğimiz günlerde 20. yüzyılda sözde medeni Avrupa’nın ortasında yaşadığımız Srebrenitsa soykırımının 24. yılını geride bıraktık. Her yıl olduğu gibi  bu yıl da çeşitli etkinliklerle, basın bildirileriyle anma programları yaptık. Amacımız bu vahşeti tüm dünyaya soykırım olarak kabul ettirmek ve unutturmamak. Zira ne diyor Aliya İzzetbegoviç “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.”
Srebrenista soykırımı sadece o gün yaşanan Yugoslavya iç savaşının neticelerinden biri değildir. Esasında temelleri çok eskilere dayanan kin, intikam ve nefretin sonucudur. Bunu Ratko Miladiç’in şu sözleriyle çok daha iyi anlıyoruz “Büyük bir Sırp bayramı arifesinde, Srebrenica şehrini büyük bir Sırp şehri yapmak üzere halkımıza armağan ediyoruz. Nihayet yeniçerilere karşı ayaklanmadan sonra bu topraklarda Türklerden intikam almanın vakti geldi.”
Osmanlı’nın dağılmasından sonra Ortadoğu, Balkanlar ve Kafkaslar’daki Türk ve Müslümanların başına gelmeyen adeta kalmamıştır. Esasında dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar için de bu geçerlidir. Olaya Balkanlar özelinde bakacak olursak konuya şu şekilde yaklaşmamız daha aydınlatıcı olacaktır.
Osmanlı İmparatorluğu’nun modernleşme dönemindeki temel meselelerinden  biri de çeşitli dinamiklerin etkisi sonucunda ortaya çıkan millet sisteminin çözülmesi ve buna bağlı olarak artan siyasal bilinçlenme ve milliyetçilik hareketleri olmuştur. Özellikle 19.yüzyılın ikinci yarısında giderek hız kazanan milliyetçilik hareketleri, bir taraftan Osmanlı egemenliği altında yaşayan farklı milletlerin ulus-devlet olma sürecine girdiklerini gösterirken, diğer taraftan da “Pax Ottomana”nın sonlarına gelindiğini aslında haber veriyordu. Ancak bu süreci tamamen modern zamanların temel olaylarından biri olan ulus-devlet ideolojisi ile açıklamak yanlış olur. Çünkü bu oluşumun ortaya çıkmasında doğal tarihi seyrin etkisi kadar, yine aynı dönemin temel dinamiklerinden olan emperyalizm akımları içinde büyük devletlerin bu süreci hızlandırıcı etkilerinin de önemli bir payı vardır. Özellikle Rusya, İngiltere, Fransa ve ABD, dinsel ve mezhepsel farklılığı da bir nüfuz alanı olarak kullanmak suretiyle İmparatorluğun Balkanlardaki hakimiyetini sekteye uğratmaya dönük bir politika izlemişlerdir. Tıpkı bugün Suriye,Yemen, Irak, Libya, Lübnan ve daha birçok ülkede yaptıkları gibi  Bu iki temelsiz ve ayrışma sebebi olarak kullandıkları sanal nedenlerin sonucunda 20. yüzyıl başlarında Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki varlığı büyük ölçüde sona ermiş ve siyasi harita yeniden şekillenmiştir.   Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılma dönemini hızlandıran Balkanlardaki milliyetçilik hareketlerinin sonucu, temel nitelikleri, arka planındaki Büyük güçlerin emperyalist politikaları ve 20. yüzyıl içinde değişen siyasal ortamın farklı dinamikleri  de vardır.
Avrupa Devletleri, kökü taa Fatih Sultan Mehmed dönemine kadar dayanan ve 20. yüzyılda milliyetçilik akımlarıyla Osmanlının parçalanma sürecinde Osmanlı’ya, Türk Milletine ve Müslüman milletlere olan kin ve nefretini bu şekilde almıştır. Batı, Avrupa’da Türk ve Müslüman toplumun yaşamasını hiçbir zaman içine sindirememiştir. 11 Temmuz 1995’te maruz kaldığımız soykırımın en önemli sebebi budur. Boşnaklar Türk ve Müslüman olmanın bedelini 20.yüzyılda çok ağır bir şekilde ödemiştir.
Tekrar bu tür olaylara, soykırımlara maruz kalmamak için güçlü bir Türkiye’nin olması şarttır. Türkiye Cumhuriyeti sadece 780 bin km2 bir alanda, yani Türkiye’de yaşayan vatandaşlardan sorumlu değil; Osmanlı’nın bakiyesi olan ve hatta tüm mazlum ve mağdur milletlerden sorumludur. Bu misyonun yerine getirilmesi için de güçlü ve lider bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmazsa olmazdır.
Allah bizlere, hatta hiçbir Millete bir daha böyle acılar yaşatmasın. Kalın sağlıcakla….

Tarih: 18 Temmuz 2019 Perşembe    Hit: 694




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol