24 Eylül 2020 Perşembe   

Ümit ALBAYRAK / Gazeteci Yazar / Yiğitçe

SAVAŞ, VİRÜS VE PARANOYA

 

DAHA birkaç hafta öncesine kadar Türkiye olarak sınırlarımızın ve halkımızın güvenliği, İdlib’e yapılan harekat, şehitlerimiz ve Avrupa kapılarına dayanan ve insanlık dışı muamele gören mültecileri konuşuyorduk. 
Aralık ayında Çin’de başlayan, Avrupa başta olmak üzere tüm dünyaya yayılan korona virüs vakaları 10 Mart’tan itibaren Türkiye’de de görülmeye başladı. Virüs ülkemize gelene kadar önlem almayan Türk halkı marketlere, bakkallara, kozmetik ve medikal firmalarına koştu. Raflarda kolonya, dezenfektan maddeleri ve maske kalmadı. Millet olası karantina tehlikesine karşı evlerine gıda ve temizlik malzemesi stokladı. Bizim yaşadığımızın aynısını diğer ülkelerin vatandaşları da yaptı. İnsanlar tanımadıkları bir hastalıktan doğal olarak çekindi ve paranoyaya bağladılar. 
Maalesef ülkemizde dövizin yükseldiği ve deprem zamanlarında olduğu gibi böyle kötü günleri fırsat kollayan ahlaksız kişi ve firmalar fiyatları şişirdi de şişirdi. Ticaret ahlakını bırakın, insanlığından utanmaz bu şahıs ve firmalar, gariban halkın cebindeki paraya göz dikti.  
Virüs ülkemize geç geldiği için Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere ulusal ve yerel yönetimler gerekli tedbirleri erkenden alarak şu ana kadar olası üzücü durumların önüne geçti. 
Salgının ülkelerin ekonomilerini nasıl etkilediğini tartışıldı, gelecek için senaryolar üretildi. Olumsuz etkileri zamanla ortaya çıktı. Sınır kapıları kapandı, uçuşlar yasaklandı, fuarlar, iş seyahatleri, etkinlikler, eğitim ve spor müsabakaları iptal edildi.
Salgın hastalıklar insanlık tarihinin her döneminde kendini göstermiş, büyük toplumsal ve ekonomik yıkımlara yol açmıştı. Gecmişte veba ve kolera gibi hastalıklar milyonlarca insanın hayatına mal olmuştu. Bugün tıp ilerlemiş olsa da bazı hastalıklara karşı hala çaresiz durumda.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2003 yılında yine Çin’de ortaya çıkan ve dünyaya yayılan SARS (şiddetli akut solunum yolu sendromu) virüsü salgınında ölü sayısı da 774 olarak kaydedilmişti. Maalesef korona virüsünde şu ana kadar dünyada ölü sayısı 7 bini geçti. Şu da bir gerçek ki dünyada menenjit, sıtma ve ağır grip gibi hastalıklardan her yıl milyonlarca kişi ölüyor. 
Komplo teorilerine göre de daha önce bu virüs biyolojik savaş kapsamında, Çin başta olmak üzere dünyayı çökertmek için laboratuvarda özel üretildi. Ancak bazı uzmanlar bu iddiaların gerçeği yansıtmadığı görüşünde. 
Artık tüm dünya hastalık hastası olmuş gibi. Kucaklaşmak, tokalaşmak yasak. Hapşıran bir kişiye şüpheyle yaklaşıyoruz. Maske ile dolaşıyor, ellerimize jel sürüyoruz. Akıllara “Temizlik imandandır” sözü de artık çok sık geliyor. İnsanlar temizliğin önemini de artık daha iyi anladı. Yapacağımız en önemli şey; suya, sabuna dokunmak ve elleri en az 20 saniye boyunca iyice yıkamak.
Bugüne kadar bir çok ülkede zulüm gören, açlık ve sefalet içinde ölen insanları düşünmeyenler, üzülmeyenler, bu salgın ile hayatın değerini şimdi çok daha iyi anlamışlardır umarım. 

Tarih: 15 Mart 2020 Pazar    Hit: 15174




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol