12 Ağustos 2022 Cuma   

İlyas ÇAĞLAYAN / Tiyatrocu / Oyuncu / Kültür - Sanat

SANAT VE HAYAT

 

Sanat insanın varoluşu ile başlamasına rağmen daha sonradan fark edilerek günlük yaşamın dışında bırakılmış ve sadece yeni heyecanlar arayanların tutunacakları bir dal veya nefeslenecekleri bir mola alanı olarak kullanılmaya başlanmış.
Günümüzde ise sanat toplumları etkilemek yön vermek sosyolojik bir silah olarak kullanılarak insanları yönlendirmektedir.
Örneğin; 1980’lerde büyüyen bir çocuk yada genç o dönemlerin Amerikan yapımı filmleri ile büyüdüğü için Amerika’yı hep iyi, özgürlükler ve refah ülkesi olarak görürdü. Ancak son zamanlarda gelişen iletişim ve sosyal medya ile işin gerçeği gözler önüne serildi.
Toplumların  yozlaştırılması, ayrıştırılması hatta toplu çatışmaların oluşmasında ki önemli etkenlerden biri sanat. Elbette ki kötü amaçla uygulandığında böyle neticeler doğurmakta. Televizyon ve internet yayıncılığının yaygınlaşması ile daha ulaşılabilir olan sanat içerik üreticilerinin yetersizliği sebebi ile daha ucuz ve kalitesiz çalışmalar ile yetisi (yeteneği) bulunmayan ya da oluşmamış insanlara ulaştıkça algılar değişti. Özgürlük çıplaklıkla, ahlak yalanı legal hale getirebilmek ölçülendirilmeye başlandı.
Özgür olduğunu gösterebilmek ve dikkat çekebilmek, magazin sayfalarında ki yerini çoğalarak konser ücretlerini arttırma çabasında olan şarkıcılardan tutun, oynadıkları film vizyona girmesine yakın sahte haberler ve aşk hikayeleri ile gündeme gelen oyuncuların yaptıkları sadece maddiyata yönelik girişimler.
Televole ile magazin köşelerine düşen futbol dahi bu denli ayarlarımızla oynamamıştı.
Doğduğumuzdan bu yana yanlış olarak bildiğimiz, bir insanın yapmaması gereken şeyler içinde olduğunu öğrendiğimiz şeyler magazin programlarında karşımıza doğru olarak çıkmakta ve bu bizim bilinç altımıza  özgürlük olarak kodlanmakta.
Hani eskilerden duyarız ya “nerede o eski ramazanlar”. İşte şimdi ben ve yaşıtlarımın büyük bölümü nerede o 80’ler 90’lar diyorlar.
Son bir kaç gündür sosyal medyada dönen bebek sahilinde ki ahlaksızlığın videosu önce ki satırların somut bir örneği. Ancak bu ahlaksızlığa tepki göstermek yerine sessiz sedasız durumu videoya çekenlerin ve bunu sosyal medya da yayınlamaktan utanmayanların ahlaksızlığın henüz bir örnek bulamadım. Bu ahlaksızlıkları kendilerince normal sayan bir zihniyeti de kınamaktan başka elimizden bir şey gelmediğini belirtmek isterim.
Sanattan uzak tutmaya çalıştığımız her nesil kendilerini hayatın içinde başka bir yere koymaktan geri durmadıklarını görüyoruz. Sanat ve Hayat ikisi bir araya geldiğinde tadından yenmez bir hal alır aslında yeter ki  bu tadı doğru zamanda kurgulayalım.
Çocuklarımızın sanatsal faaliyetleri ile ilgili olarak aşağıdaki öneriler dikkate alınmalıdır:
•    Sanatsal yaşantıların kazanılabileceği ortamlar oluşturulmalıdır.
•    Sanat derslerinde renkli görsel yayınlar, dialar, fotoğraflar, resimler, sanat eserlerinin olduğu kitaplar incelenmelidir.
•    Ders dışında da müzeler, sanat galerileri, sergiler, tarihsel ya da sanatsal özelliği olan mekânlara geziler düzenlenebilir.
•    Tüm duyularını kullanarak sanat çalışması yapılmalı yaparken de çocuklar hareketli ve ortamda aktif olmalılar.
•    Her çocuğun bireysel özellikleri dikkate alınarak çalışmalar yapılmalıdır.
•    Aileler çocuğun olabildiğince yaratıcı olabilmesi için uygun ortamı hazırlamalı ve bu süreç içerisinde çok fazla müdahalede bulunmamalıdır.
•    Çocuğun yeteneklerini sergilediği performansların önemi bilinmeli ve en ufak bir çalışma bile mutlaka takdir etmelidirler.
Unutulmamalıdır ki, bugün için o ufacık çizgiler, yarın dev bir sanat eserine dönüşebilir.
Sanatla kalın...

Tarih: 19 Haziran 2022 Pazar    Hit: 1030




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol