24 Şubat 2024 Cumartesi   

Mustafa SÖNMEZ / Araştırmacı / Yazar / İSAR

NORMALLEŞME...

 

Amerikalıların Ortadoğu coğrafyasını iklimlendirme çalışmaları kapsamındaki Kanlı Arap Baharı’nın çiçekleri oniki yılın sonunda hiç de güzel kokular vermeyince güzel yurdumda yeni çözüm arayışları eski alışkanlıklarla canhıraş bir mücadeleye girişti. 2022 yılının son günlerinde bakanlar düzeyinde Suriye ile normalleşme girişimleri başladı. Görüşmeler olumlu ilerlerse sıraya liderler zirvesi eklenecek.
Bana göre Erdoğan’ın siyasi kariyerinin en büyük hatası olan Suriye politikasından kimilerine göre “U” yine bana göre ise “W” dönüşü yapması sebebi ister 2023  seçimleri, ister başka bir ajanda olsun hiç de garipsenecek  bir dönüş gibi durmuyor. Ülkenin geleceğini tehdit eder hale gelen yanlışlardan dönmesini erdem falan da saydığım yok yine de. Yaklaşık oniki yıldır ısrarla iddia ettiğim Suriye ile iyi ilişkiler kurma gereksinimimizin doğal  sonucu. Bütün mesele bu.
Çok ağır stratejik bilgilere çok ince taktiklere sahip olmaya  gerek yoktu aslında. “Komşuda pişer bize de düşer” diyen atalarımızın sözünden yürüseydik bunca ağır bedeller ödemek zorunda kalmazdık. Üç ay içinde Emevi Camii’nde namaz kılmak isterken başta İstanbul olmak üzere neredeyse ükenin tamamını Şam Tatlıcılarının dükkanı haline getirmezdik. Oldu bir kere diyerek işin içinden çıkılacak bir konu olmamakla birlikte; umarım bundan sonrası Türkiye için sağlıklı bir dönemin başlangıcı ve gelişmeleriyle sonuçlanır. Kolay mı? Elbette değil. Bunun bize ve bizim dışımıza ait sebepleri var.
Bize ait sebepleri pek öyle ilkesel durmuyor. Olayların başında, iktidarın en güçlü olduğu, ülkenin tarihinin en iyi ekonomik verilerine sahip olduğu dönemde  iktidar yalamanın dayanılmaz hafifliğine kendisini kaptırmış omurgasız, ilkesiz, bilgisiz ve en önemlisi insanlıktan nasibini aldığı bugün bile benim için tartışmalı olan sözüm ona aydın, entelektüel, akademisyen değnekçi tayfası biraz mezhepçi, biraz ırkçı ve daha çok da Amerikan-İsrail ortak yapımı uşaklıklarının doyuruculuğundan vazgeçmeyerek Erdoğan’ın bu dönüşüne şimdiden tırnak çekiyorlar. Çok da önemli değiller.
Asıl önemli olan Suriye ile normalleşmemizde bizim dışımızda  olan sebepler. Amerika, İran’ı sınırlarına çekmek, Rusya’yı daha iyi çevrelemek, boğazlar  trafiğine mecbur bırakmak, İsrail’in hareket alanını genişletmek için elinde yaptırım kartları ve SDG maşasıyla karşımızda. Suudi Arabistan ve BAE başta olmak üzere Köfez ülkeleri üzerinde ağırlık sahibi.
İran İsrail’in amansız düşmanı ve bölgede yıllardır ne olduğu anlaşılır bir duruş sergiliyor.  İsrail’in tüm saldırılarına rağmen varlığını eksik etmiyor. Bizimkilerin sadece dillendirdiği ancak içselleştiremediği Suriye’nin toprak bütünlüğü kaygısını belki de  Esad’dan daha fazla hissediyor.
İsrail kendi hayallerini gerçekleştirmek için Suriye’de iktikrarsızlığın bir yaşam biçimi haline gelmesinin tüm sinsi planlarını hayata geçirirken zaman zaman Şam’ı hava saldırılarıyla açık açık vuruyor.
İşte bu şartlarda Erdoğan Suriye ile bir normalleşme arayışına gidiyor. İşi asla 2011 martından önceki kadar kolay değil. Ukrayna’da gösterdiği diplomasi başarısını esirgediği Esad’a karşı biraz mahcup. Belki de bunu belli etmemek, iç kamuoyuna güçlü görünmek için Esad’a birtakım; “Suriye’nin PYD ile ilişkisini gözden geçirmesi, SDG’nin elinden enerji  kaynaklarını geri alması ve ülkemizdeki mültecilerin ülkelerine dönmesinde işbirliği sağlanması” konularında şartlar sunuyor. Gerekirse Fırat’ın batısında Tel Rıfat, Münbiç doğusunda Aynel Arab, Kamışlı bölgelerinde ”  yapılacak askeri harekatlar için ise destek bekliyor.  
İster “U” dönüşü ister “W” dönüşü olsun, adına ne denirse densin bu manevranın başta insanlık sonra da ülkemiz  ve coğrafyamıza  hizmet edeceğini düşünmek en saf  halimle dileğim olsun. İşimiz  normalleşme sonrası daha da zor olacaksa da aşacak güç ve irade bize bağışlanacakır. Yeter ki insan olalım...    

Tarih: 15 Ocak 2023 Pazar    Hit: 929




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol