24 Haziran 2024 Pazartesi   

Necmettin Sönmez / Sonart Yön. Kur. Bşk. / Üretim Kanadı

ENFLASYON VE ÜRETİM

 

Merhabalar saygıdeğer Paşavizyon okurlarım;
Son zamanlarda Türkiye’de birçok kesimin zorlandığı gibi, üretim yapan firmalar içinde üretimi sürdüre bilmeleri bir o kadar zor olmaya başladı. Finansman zorluğu belirgin bir vaziyette firmaları zorluyor.
Hükümetin uygulamaya başladığı sıkı para politikasından dolayı piyasalarda aşırı bir durgunluk ve nakit sıkıntısı oluşmaya başladı. Türkiye piyasalarında dolaşan paranın çoğunu harcayan kesim yani orta kesimin gelir düzeyi çok düşük seviyelere indiği için, halkın barınma ve beslenme dışında harcama yapabilecek imkanı neredeyse hiç kalmadı.
Türkiye kendi kendine yetinmeyi başaramadığı sürece hiçbir zaman refaha eremeyecek. Bu yılın sadece nisan ayındaki Türkiye Cumhuriyeti’nin dış ticaret açığı 10 Milyar Dolar. Bu dış ticaret açıklarını vermeye devam etiğimiz sürece her şeyimiz tehdit altındadır. Hatta ülkemiz, Cumhuriyetimiz, milli varlık olarak neyimiz varsa. Bu kadar borç ile hiçbir ortamda uluslararası arenada milli çıkarlarımızı koruyamayız. Milli çıkarlarımızı korumak için devlet olarak ellimizin kuvvetli, itibarımızın yüksek olması gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti o taktir edilmeyen, beğenilmeyen Cumhuriyetin ilk yılarında 1930lar’da iktisat kongresi yapmış. Daha sonradan 5 yıllık 10 yıllık uzun vadeli kalkınma projeleri hazırlamıştır. Bu gelişmelerden yüz yıl sonra bile bizim şu anda 5 yıl 10 yıl sonrasına dair herhangi bir planımız, projemiz yok. Türkiye’yi yöneten çevreler, iktidar gelecekleri pahasına geleceğe dair projesiz, plansız, programsız günü geçiştirmek için anlık pansumanlarla ülkeyi her konuda dışa muhtaç, kolu kanadı kırık bir hale soktular. Türkiye kendi kendine yeterli bir ülke iken, her şeyin en basit hammaddesinden, tarımda kullanılan tohum, hayvancılıkta kullanılan yemine kadar dışa bağımlı bir ülke haline getiren bütün yönetim ve yönetimciler eğer bu ülkeyi biraz seviyorlarsa bu gidişata derhal dur demeleri gerekiyor. Çözüm yok mu? Var tabi ki, yapılır. İktidar kaygılarından uzak, sadece ülke çıkarlarını düşünerek alınacak kararlar gerekli. İsrafı kesinlikle önlemek hatta boş yere israf veya şahsi çıkarlar için yapılan israf cezalandırılmalıdır. Türkiye kendi kendine yetebilen bir ülke haline getirilebilir. Fakat halkımızın da bu seferberliğe katılması gerek. Eğer vatanımızı seviyorsak birkaç yıl belki de 10 yıl birçok şeyden mahrum kalmayı göze almamız gerekir. Samimiyetle bütün vatandaşımızın bu seferberliğe katılması gerekir. Birkaç yıl İran’dan gelen turfanda karpuz yemeyelim, Alman, Fransız, İngiliz arabalara binmeyelim yerli arabalarla yetinelim. Hayvancılığımızı ayağa kaldırmak için et tüketimimizi minimuma indirelim, et ithalatına verdiğimiz paralarla üreticilerimizi destekleyelim. İnanıyorum ki 3-5 yılda hayvancılığımız bize yetecek seviyelere gelecektir.
Tarımsal maddeler ithalatını durduralım, yerli üreticiye vereceğimiz desteklerle birkaç senede inanıyorum ki en iyi makarnalık buğdayı da üretmeye başlayacaktır bizim köylümüz. Nitekim küçük çaplı özel işletmeler peynirde bu başarıyı yakaladılar. Azda olsa peynircilikte dünya çapında başarılı ülkelerin kalite düzeyine erişmiş üreticilerimiz var. Tabi ki desteklerle bunların sayılarının artırılması gerekir. Enerjiye verdiğimiz paraların bir kısmı ile Güneş ve Rüzgar enerjisi üretenler desteklense. Çok şükür Allah bize bahşetmiş, Güneş ve Rüzgar’dan Elektrik elde etme kapasitesi en yüksek ülkelerden biriyiz. Petrol aramalarında hala çok büyük yatırımlar yapılıyor, Güneş ve Rüzgar’dan Elektrik elde etmeye gönüllü özel teşebbüslere hiç destek verilmiyor. Gözle görülen faydaları ortada iken neden bu yapılmaz anlaşılır gibi değil. Sadece doğal gaz ve petrol’e yılda yüz milyar dolardan fazla döviz ödüyoruz.
Damla damla topla, kepçeyle ver. Çözüm apaçık ortada iken hala bu yanlışa devam ediliyor.
Türkiye hiçbir zaman çözümsüz değildir, ne var ki samimi ve dürüst belli kesimlerin çıkarlarını düşünmeden kararlar alınsın. Her zaman bir çıkar yol vardır. Hepimiz bir fert olarak bu çözüme başkalarının katılıp katılmadığına bakmazsınız üzerimize düşeni yapalım, mümkün olduğunca bizim ürettiğimiz ürünleri tüketelim kullanalım, yerli mallarına önem verelim. Hata bir miktar pahalı olsa bile bizim üretimimizle yetinelim, ülke çıkarlarımız bunu gerektiriyor. Lütfen bu kurallara uyalım, çünkü bir zaman gelecek kar etmediği için üreticiler üretimden vaz geçecekler. İşte o zaman kelimenin tam anlamıyla bittik demektir. Afrika atasözünde dediği gibi bir gün beyaz beton ile karın doymayacağını anlayacak fakat o zaman çok geç olacak. Lütfen duyarlı olalım buna izin vermeyelim. Yerli malı Türk’ün malı herkes onu kullanmalı.
Hoşça kalın, sağlıkla kalın Allah’a emanet olun.

Tarih: 20 Mayıs 2024 Pazartesi    Hit: 1037




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol