08 Ekim 2022 Cumartesi   

Sadık KAHRAMAN / Gazeteci Yazar / Şehir ve İnsan

CURCUNA MASASI

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki sene gerçekleşecek seçimlerdeki adaylığına kesin gözle baktığımız günlerde, MHP’de “Aday Belli, Karar Net” sloganıyla meydana çıkarak, bir bakıma resmi açıklamayı yapmış oldu. Erdoğan da bu sırada, altılı muhalefet masasıyla ilgili şimdiye kadarki en yerinde tespitini paylaştı: “Her kafadan bir sesin çıktığı bu curcuna masasını, bir değil birkaç aday çıkartabilecek kapasitede görüyorum.” Doğru söze ne denir? Altı birbirine benzemez, hatta bir kısmının birbirinden nefret ettiğini söylemek de mümkün, ittifak kurunca sonuç da böyle oluyor. Hepsi ayrı telden çalıyor, tek ortak noktaları Erdoğan’a duydukları kin ve nefret.
Bundan 8 sene önce, cumhurbaşkanlığı seçimleri için 14 parti aynı motivasyonla birleşmiş, Erdoğan’a karşı yarış vermişti. Sonucu yine Erdoğan’ın zaferiyle sonuçlanan bu seçimlerden sonra, hatırlarsanız Muharrem İnce bir açıklama yapmıştı. “14 parti bir araya geldik diyorsun, 38 almışsın, yenmiş seni. Her seçimde yenmiş. Çıkmışsın yenmiş, çıkmışsın yenmiş, yenmiş de yenmiş...” Haklı eleştirilerle dolu konuşmasına eklemişti: “Bu kafayla 250 sene de geçse iktidar olamazsın.” Kendisi de “Erdoğan’ın yendikleri” listesine adını yazdırdı sonradan ama en azından “Adam kazandı.” demesini de bildi. Kılıçdaroğlu’nun neredeyse 15 senedir her mağlubiyetten sonra yaptığı gibi, “Aslında biz kazandık.” demedi. Şu anda muhalefet hala İnce’nin bahsettiği kafayı yaşıyor. Erdoğan‘ın aday olamayacağını veya olmaması gerektiğini söyleyerek şimdiden mağlubiyeti ezik bir şekilde kabul ediyor, korkuyla saçma demeçler veriyor. İktidarında 20 seneyi devirmek üzere olan bir siyasetçinin adaylığına bu denli tepki vermek, sadece ne büyük bir kaybeden zihniyetine sahip olduklarını gösteriyor. Bu gidişle İnce, 250 senelik kehanetinde haklı çıkacak gibi görünüyor...
**
Erdoğan’ın en büyük zaferinin hala 2014 yerel seçimleri ve o yıllarda elde ettiği diğer teveccühler olduğuna inanmakla beraber, ne yazık ki FETÖ meselesinde gerekli temizlemenin yapılamadığını düşünüyorum. Elbette senelerce, ilmek ilmek, çetesini devletin her kademesine işlemiş bir organizyonun derhal yok olmasını beklemek mümkün değil, fakat bu sürecin düzgün yönetilemediği de bir gerçek. Nitekim 15 Temmuz darbe girişimi de bunun kanıtıdır. Bundan sonra yaşadıklarımız da hep bir artçı deprem gibi yokladı durdu Türkiye’yi, hala nereden çıkacaklar diye bekliyor gibiyiz. En son KPSS’de yaşanan rezalette bile akıllara hala bu eli kanlı örgütün gelmesi tevafuk değil. Ne var ki, bu da ayrı bir sıkıntı. Çünkü şu anda hükümet tarafında da her şeyi FETÖ’den geliyormuş gibi gösterme hastalığı peydah oldu. Bu da halkın güvenini iyice kıran bir mesele haline geldi. O sebeple eğer KPSS sorularının sızdırılmasının altında FETÖ varsa bu bir an önce ispatlanmalı, başkası varsa bu da medyada açıkça işaret edilmelidir. Kimsenin emeği, alın teri ucuz değil. “Aldatan, aldanan olmayacağız” diyerek yol yürüyen bir siyasi hareketin de en büyük hedefi bunun bilincinde olmaktır...
**
Rusya-Ukrayna’dan sonra, Kosova-Sırbıstan arasında da gerilim tırmandı, NATO da Kosova için gerekirse araya gireceğini açıkladı. AK Parti ve Erdoğan’ın şimdiye kadar, tüm bu küresel problemleri mümkün olabilecek en makul biçimde tartıp ölçtükten sonra, olabildiğince sağduyulu ve Türkiye için de kararlı tavır aldıklarını söyleyebiliriz. Özellikle ekonomik anlamda yaşadığımız sıkıntıların bu yolla bir nebze de olsa hafiflemesi olası. Her halükarda, kriz yönetimini şu ana dek gayet iyi beceren hükümet, bu duruşundan dolayı tebriği hak ediyor. Acizane bu vesileyle savaşın her türlüsüne hayır diyor, curcunalı geçen bu sürecin de devletimiz hakkında hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Rabbim ülkemizi, necip milletimizi korusun.     Kalın sağlıcakla.

Tarih: 11 Ağustos 2022 Perşembe    Hit: 1119




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol