Bürge’yle sıcak karşılaşma
PAŞAVİZYON’un geçen sayısındaki “CHP, Nihayet...” başlıklı yazımda, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki lider değişikliğinden sonra partinin iyi bir hava yakaladığını, Kemal Kılıçdaroğlu ile yakalanan bu havanın akıllı bir tutumla partiyi önümüzdeki seçimde iktidara taşıyabileceğini, Kılıçdaroğlu’nun önemli niteliklere sahip bir kişi olduğunu, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin, kısa adına “AK Parti” densin diye bu adı aldığını, oysa icraatıyla bu adı hak etmediğinden bahisle, iktidara bazı eleştiriler getirerek düşüncelerimi anlatmaya çalışmıştım.
Neşriyatın ardından Bayrampaşa Belediye Başkanı, meslektaşım ve değerli hemşehrim Hüseyin Bürge aradı. Yazıyı üzülerek okuduğunu, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu ve benzeri eleştirileri hiç de hak etmediğini, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’yi iktidara taşıması iddialarının birer hayalden ibaret olduğunu, CHP liderinin kişisel hatalarını da sıralayarak eleştirilerime, başka eleştirilerle karşılık verdi. İfade biçiminden ve heyecanından, Bürge’nin pek üzüntülü olduğu anlaşılıyordu.
Bu köşede daha önce de iktidar partisini daha sert ifadelerle eleştiren yazılar yazmıştım. Bürge, onları her halde okuma fırsatı bulamamıştı. Hüseyin Bürge hemşehrim olmaktan öte, iyi bir ilahiyatçı ve başarılı bir eğitimciydi. Saygın ve güvenilir bir kişiliğiyle, vazgeçilmez bir dostluğu vardı. Telefonun, üzüntü veren ifadelerle sonlanması, beni de üzmüştü.
BÜRGE’Yİ ZİYARET ETTİM
Görüşmemizden on gün kadar sonra Bürge’yi makamında ziyaret ettim. 1963 yılında kurulmuş olan Bayrampaşa Belediyesini, bu ikinci ziyaretimdi. Belediye, artık o eski Belediye değildi. Çok değişmiş, çok gelişmiş ve Bayrampaşalıların umut bağladığı ve Bürge’yle beklentilerine cevap bulduğu başarılı bir kamu kurumu haline gelmişti.
Bürge’yle mülaki olmadan önce, hususi kaleminden ve daha sonra da kimi Daire Müdürlerinden ve Başkan Yardımcılarından bilgi aldım.
Belediye hizmetleri her zaman ilgi alanımdaydı. Bu ilgi bana, bu kurumlarda ne olup bittiğini çabuk öğrenmeme sebep olmuştu. Bayrampaşa’da gördüklerimle, Belediye yetkililerinin anlattıklarını birleştirince, merak edenlerin gerçek Belediyeciliği Bayrampaşa’da görebileceklerini anladım.
BÜRGE, İLÇEYİ AVUCUNA ALMIŞ
Başkan Bürge ile görüşmemiz biraz uzun sürdü. “Gerçek anlamda şeffaf Belediyecilik bizde.” diyen Başkana ben sordum, o da lafı hiç gevelemeden cevapladı. “Dobra, dobra” yaptığımız sohbet sırasında, bir ara cep telefonunu çıkarak, bütün Bayrampaşa’nın bu telefonun hafızasına kayıtlı olduğunu, ilçeden çok uzaklara da gitse, ürettiği hizmetlere ve hemşehrilerine çok yakın olduğunu söyleyen Bürge, merak ettiğim bir örnekle de bunu bana ispatlayıverdi.
Bu uygulamanın. Türk Belediyeciliğinde yalnız Bayrampaşa’da olduğunu anlatan Başkanın doğru söylediği, hizmete ait şikayetlerin sona ermesinden ve vatandaşların Belediye kapısına yığılmalarının önlenmesinden kolayca anlaşılıyordu.
Anlaşılıyordu çünkü, iki saati aşan görüşmemiz sırasında derdine çare için, hiç ama hiçbir vatandaş Başkanı aramamıştı.
ENFORMASYON MÜKEMMEL, BÜRGE GÜVEN VERİYOR
Bayrampaşa’yı avucunun içine alan Hüseyin Bürge, 1994 yılından beri, yani dört dönem, hem de peş peşe Belediye Başkanlığı’nı kazanmıştı. İlçenin tanıtımı için iyi bir enformasyon çalışması yaptırmış, çeşitli yayınlarla bu işte de büyük başarı sağlamıştı.
Hazırlattığı haritalar, planlar, tanıtıcı kitap ve broşürler, dergi ve benzeri neşriyat ilçenin daha çok bilinmesi ve tanınması için, hepsi kıymetli birer belge niteliğinde olmuştu.
Bayrampaşa’nın çok değil, 15-20 sene öncesini bilenler, Bürge ve ekibinin ürettiği hizmetlerle ilçenin gelişimini ve geldiği son durumunu kolayca anlayabilirler.
Hüseyin Bürge, partisine ait diğer Belediyelerde de durumun böyle olduğunu söylese de, yanılıyordu ve durum hiç de öyle değildi. Üstelik, partisi de artık eskisi gibi vatandaşlara güven vermiyordu. 2002 seçiminde oyumu ben de Adalet ve Kalkınma Partisi’ne vermiştim. Ancak, ilk seçimde iktidar olan partinin, “haklılara değil, güçlülere sahip çıktığını” o nedenle, giderek güven kaybettiğini kendisine, başka örnekler de vererek anlattım. İsterseniz, bazı görüşmelerimiz bizde saklı kalsın.
BÜRGE’NİN, BANA BİR GÖMLEK BORCU VAR
Hüseyin Bürge, bütün seçimleri hakkıyla ve bileğinin gücüyle kazanmıştı. Dürüstlüğü ve başarısıyla halk onu sevmiş ve oylarıyla desteklemişti. Kuşku yok ki, önümüzdeki dönemde de aday olduğu takdirde, Bayrampaşa halkı onu bu göreve seçmeye devam edecektir. Çünkü ben değil, konuştuğum vatandaşlar böyle diyordu.
Bu keyifli sohbet sırasında, iki saatin nasıl geçtiğini hiç anlamadık. Ayrılırken Bürge bana, üzerinde adı yazılı bir tükenmez kalem hediye etti. Kalem, iki gün sonra yeni aldığım gömleğin cebinde aktı ve gömleğimi batırdı. Temizlemek de mümkün olmadı. O sebeple, Bürge’den halen yeni bir gömlek alacağım var.
Bu da, bizim ona bir dostluk şakamız olsun. Görevi de, sağlık ve mutluluk içinde hep böyle başarılarla dolsun.