Evet mi? Hayır mı?
REFERANDUMA çok az bir zaman kaldı. Kafalarda bir o kadar karışık. Evet mi hayır mı densin diye tv’lerde düzenlenen programlara baktığınızda uzmanlar, hocalar, profesörler hala uzlaşabilmiş değiller.
Hatta evet deyince ne olacağını yada hayır’ın ne getireceğini tam olarak anlayabilen ve anlatabilen biriside çıkmadı. Yani işler karışık. Hocaların bile anlayamadığını biz sade vatandaşların anlayıp, yorumlayıp ve doğrusu budur deyip oy vermemiz ne kadar doğru bunu da bilmiyorum. Ama bildiklerimde yok değil. İşte evet yada hayır denince ülkedeki siyasi gelişmelerin muhtemel beklentilerini sizin için derlemek istedim.
Hiç dikkat ettiniz mi? Bu hayati önemdeki anayasa değişikliğinden önce Türkiye siyaseti yeniden dizayn edildi. CHP’de nerden geldiği hala belli olmayan bir kaset ortaya atılarak yılların usta siyasetçisi Genel Başkan Deniz BAYKAL gönderilerek hayırcı kanadın kolu bacağı da kırılmış oldu. Parti içinde komplolara pirim veren bir ortamla parti zarar görmesin mantığı içinde bu referandum sürecine girildi.
Şu andaki Genel Başkan Kemal KILÇDAROĞLU elinden geleni yapıyor ancak bazen elinizden gelen bile Atatürk Türkiye’si nin varlığını sürdürmesine yetmiyorsa yarınlarda halkın eyvah diyeceği ortamlar oluşturuyorsa bunu çok dikkatli düşünmek gerekir.
Temennim AKP’nin dizayn etmek istediği kendi yargı şemasını uygulama fırsatı bulamamsından yanadır. Yani referandumda hayır denmesidir. Peki sonuç hayır çıkarsa evet diyenlerin siyasi arenadaki durumu ne olur dersiniz? Bence hiçbir şey olmaz. Zira AKP şu aşamada evet’i tek başına göğüsleyen bir görüntü veriyor. Abdüllatif ŞENER’in evet tavsiyesi de Saadet Partisinin güç bela kendisini Genel Başkan seçtiren Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un da destekleri sayı olarak bir şey ifade etmiyor. Yüzde 51 bile olsa hayır çıkması durumunda AKP yada Recep Tayyip ERDOĞAN bir koltuk endişesi yaşamaz.
Peki ya evet çıkarsa?
Yüzde 51 bile evet çıksa dengeler özellikle CHP de tamamen değişir. Atatürk Türkiye’si nin geleceğini karartabilecek oluşumlara karşı koyamayanların, ülkelerini gerici zihniyette yapılandıranlara engel olamayanların bir saniye bile Atatürk’ün koltuğunda oturma hakları olamaz. Hiçbir CHP’li buna asla izin vermez. Yani KILIÇDAROĞLU ya kazanacak ya da bir 12 eylül darbesiyle tarih olacak. Hem de kötü bir şöhretle.
Şimdi tüm CHP’liler ne yapıp ne etmeliler ama mutlaka sandıktan hayır’ı çıkartmalıdırlar. Bu ülkenin aydınlık yarınları için olmazsa olmaz en önemli görevidir.
MHP için iki sonuç da çok fazla bir kayıp getirmez. Ancak onlarında sandıktan Hayır çıkması için çalıştıkları emek sarf ettikleri bir gerçek. Onlarda evetle birlikte gelecek karanlık günlerin farkındalar.
12 eylül CHP için ikinci bir kırılma noktasıdır. 1980 de asker CHP’yi yok etmişti, 2010 da ise toparlanmış iktidara aday bir CHP bir referandumla tepetaklak olabilir. Partiyi dışarıdan yıktıklarında içerden yeniden yapabilirsiz. Nitekim 1980 sonrasında da böyle oldu, ama içerden yıkılırsa? Başarısızlıkla korumak zorunda olduğu Cumhuriyet değerlerini koruyamadığı anlaşılırsa?
İşte o zaman işler çok karışır.