14 Aralık 2019 Cumartesi   

Ercan GÜL / Eski futbolcu / Sportmence

İNSANA SAYGI

 

ÖNCELİKLİ olarak Suriye sınırında güvenli bölge oluşturmak adına sınır ötesi Barış Pınarı Harekatı’na katılan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tüm yiğit evlatlarına, kahraman Mehmetçiklerimize muvaffakiyetler diliyorum. Şanlı ordumuzun ülkemizin güvenliği için yaptığı bu harekatı en kısa süre içinde tamamlayarak ülkemizde ve sınırlarımızda huzuru sağlamasını temenni ediyorum. Allah yar ve yarımcıları olsun. Gönlümüz her zaman onlarla birlikte...
Güvenlik demişken spor sahalarında özellikle son yıllarda gördüğümüz şiddet olaylarının zaman zaman hortladığını görüyoruz. Nitekim geçen yıl Bayrampaşa’da yaşanan acı bir olayda 17 yaşında Küçükköysporlu bir taraftarımız hayatını kaybetti. Bu olayın sonunda Yıldırımbosna Spor Kulübü zirveye oynadığı grubunda ligden çekilerek Bölgesel Amatör Lig’e çıkmayı, başarıyı, sevinci, eski günlere dönmeyi bir kenara bıraktı. Yıldırımbosnaspor bu kararıyla her şeyin kazanmak olmadığını, şiddete tepki gösterilmesi gerektiğini tüm spor camasına ve insanlara gösterdi. Nitekim geçtiğimiz günlerde de Bayrampaşamızın bu güzide kulübü, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Sportif Fair Play dalında Büyük Ödüle layık görüldü. Yıldırımbosnaspor’u bu davranışından dolayı bir kez daha kutluyorum. 
Sporun doğasında kazanmak kadar kaybetmek de var. Herkes bu bilinçle hareket ederse eminim bu tür kötü olaylar olmaz. Yöneticilerin bilinçsizce yaptığı açıklamaları, teknik adam ve futbolcuların ortalığı geren konuşmaları taraftarları çok etkiliyor. Ancak suç sadece bu kişilerde değil, ülke olarak en büyük sıkıntımız olan eğitim eksikliği sporda da kendini gösteriyor. Spor müsabakalarını deşarj olma yeri olarak gören taraftarlar rakip takım ve sporcularına ağıza alınmayacak küfürler ediyor, takımının yenilgisini hazmedemeyip, spor alanlarına zarar veriyor, rakiplere eline ne geliyorsa atıyor, hatta rakip takımların otobüslerini bile taşlıyor.
Devletimizin spor sahalarındaki şiddete yönelik 6222 sayılı kanun bu soruna az da olsa çare oldu ama yeterli değil. Mustafa Kemal Atatürk, “Ben sporcunun zeki, çelik ve aynı zamanda ahlaklı olanını severim” demiştir. Sporcu kazanmak kadar kaybetmeyi de hazmedecek, tribünlere oynamayacak. Yönetici ortamı gerecek açıklamalardan kaçınacak. Taraftar bir hafta takımı kaybetse de bir sonraki maçta kazanabileceğini aklına getirecek ve ne olursa olsun sakin kalmaya çalışacak. Deşarj olmak isteyen taraftarlara da tavsiyem, Uzak Doğu sporlarıyla uğraşsınlar. Karate, Tekvando, Judo, Kungfu ve Kickboks gibi spor branşlarının insanları disipline ettiğini, sakin ve sabırlı olmayı öğrettiğini en önemlisi de insana saygıyı öğrettiğini hem araştırmacılar hem de spor insanları defalarca açıkladılar. 
Sporda en temel sorun eğitim ise çaresi de insana saygıdan geçer. Çocuklarımıza daha küçük yaşlardan itibaren doğaya, hayvanlara, insanlara saygıyı öğretmeliyiz. İşte bunu başarırsak spordaki şiddetin önüne geçebiliriz. 

Tarih: 16 Ekim 2019 Çarşamba    Hit: 827




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol