30 Ocak 2023 Pazartesi   

Muammer KÜTÜK / Kütükler Yapı Yön. Kur. Bşk. / Yatırım Stratejileri

İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN TÜRKİYE’DEKİ GELİŞİMİ

 

İnşaat sektörü Cumhuriyet’in ilk yıllarında öncelikle demiryolu hatları ve büyük su projeleriyle başlamıştır. Bu hamle, 2. Dünya Savaşı’nın sona erip  dünyada liberalleşme rüzgarlarının esmeye başladığı 1950’lere kadar devam etmiştir.                                                                                         
İnşaat sektörünün 50’ler ve 60’lardaki  gelişiminin ardındaki temel etken kamu altyapı yatırımlarıdır. İnşaat ve taahhüt sektörünün gelişimi bu dönemde hız kazanırken, Türkiye’nin 1952’de NATO’ya girişi altyapı yatırımlarını artırıp firmalara hem yabancılarla çalışıp tecrübe kazanma hem de düşük maliyetlerle makine parkına sahip olma şansı vermiştir.                                                                              
Söz konusu dönemde sanayi yatırımları daha çok özel  sektöre terk edilmiş toplam yatırımların yaklaşık yarısını teşkil eden kamu yatırımları ise ağırlıklı olarak altyapı yatırımlarından oluşmuştur.        Kamu ihalelerini kazanan Türk firmaları bu alanda edindikleri tecrübeyle daha sonraki yıllarda yurtiçinde ve yurtdışında önemli projelere imza atmaya başlamışlardır.  Başta barajlar hidroelektrik santralleri karayolları ve NATO ihaleleri olmak üzere bu hamle Müteahhitlik sektörü için  de büyük bir deneyim ve atılım anlamına gelmiştir.
Türkiye’de 1980’li yıllardan itibaren ciddi gelişim göstermiş olan İnşaat Sektörünün büyüme  eğilimi 1988 yılından sonra yavaşlamıştır. Ayrıca 1988 yılında liberalizasyon süreci ve artan faizlerle yükseliş gösteren yatırım maliyetleri sonucu inşaat talebi düşmüştür. 1993 – 2003 döneminde Türkiye ekonomisi % 26.13 oranında büyürken, inşaat sektöründeki  yatırımların azalması sonucu ana sektörler arasındaki küçülen tek sektör olarak  % 22,4 oranında daralma göstermiştir. Konut sektörü 2004 yılından itibaren ise canlanmaya başlamıştır. 2005’in ilk yarısında inşaat ruhsatlarındaki artış oranı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla % 40 olmuştur. Türk müteahhitleri 1970’li yılların başlarından bugüne kadar geçen sürede 70 ülkeye sayıları 5000 civarında proje gerçekleştirmiştir. Bunların toplam bedeli  130 milyar Dolar civarındadır.
 Yarattığı katma değer ve istihdam olanaklarıyla ülke ekonomileri için çoğu zaman bir kaldıraç görevini üstlenen inşaat sektörü ayrı bir öneme sahiptir. Zira günümüzde inşaat  yanlızca  çevrenin  inşa edilmesini değil bakım, onarım ve işletilmesine katkıda bulunan faaliyetlerin tümünü içerecek şekilde  değerlendirilmektedir. İnşaat üretimi artık yanlızca yapının üretimi olarak algılanmamakta.  Çevreyle dost, sosyal sorumluluk taşıyan sosyal yaşama toplumsal yapıya doğrudan etki eden saydam ve sürdürülebilir. Üretim  anlamına da gelmektedir.  Büyük ölçüde ulusal sermayeye dayanan Türkiye  inşaat sektörü yüzlerce meslek dalını ilgilendirmesi nedeniyle istihdam ve üretim sürecini önemli ölçüde etkilemektedir. Ulusal ve uluslararası alanlarda büyük bir deneyime ve potansiyele sahip olan sektör kendisine bağlı 200 den fazla alt sektörü harekete geçirme özelliğiyle lokomotif sektör ve istihdam kaynağı olması özelliğiyle de sünger sektör olarak adlandırılmaktadır. İnşaat sektörünün hemen hemen bütün üretimi yatırım malı sayılmaktadır. Sektöre girdi sağlayan ve faaliyetlerini bu sektördeki gelişmelere bağlı olarak devam ettiren öteki sektörlerin katkısı da dikkate alındığında inşaat sektörünün Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) içindeki payının yaklaşık %30 düzeyinde olduğu görülmektedir.                                                                                     





Tarih: 21 Kasım 2022 Pazartesi    Hit: 1198




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol