12 Ağustos 2022 Cuma   

Mustafa SÖNMEZ / Araştırmacı / Yazar / İSAR

İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ...

 

Harika günler yaşamaya devam ediyoruz. Toplumun psikolojisi sözlü veya elle o kadar tacize uğradı ki psiklojinin de sosyal psikolojinin de ırzına geçilen olaylar artık  haber değeri taşımıyor. Canı sıkılanlar ister  bir bankta ulu orta sevişiyor, diğer bireysel sıkılganlar başka bir bankta dalyaprak güneşlenebiliyor. Biri çıkıp İstanbul’un göbeğinde turistik bir mekanda kendini ateşe veriyor, canına kıyıyor.  Sosyal medya soytarısı bir Yarrım Abi, resmi bir sağlık kurumunu da alet ederek sözde doğumla sonuçlanan hamilelik  süreci oyununu  yayınladığı videolarıyla paylaşabiliyor. Bunların hepsi de sokakta oluyor.
Sokakta!... Hani şu iktidarların kaynağı olan sokaklarda…
Sokaklarda bu oluyor da saraylar da ne oluyor?
Siyasette ne oluyor?
Biri diğerine birşey söylese “kendisine adres sorulan öfkeli adam gibi ana-avrat düz gidiyor.- Gitmeye tereddüt edeni de –dövüp öyle gönderiyor-.
Ülkenin pi sayısı yeniden hesaplanacak olsa değil küsuratının, virgül öncesi değerinin dahi üçten büyük çıkması imkan dışı değil. Maydanoz olunan gereksiz meseleler o kadar çok, siyaset ve siyasetçilerde çap onca düşük ki yakında üçüne beşine bakmadan enflasyon rakamına yakın bir “milli pi sayımız” olursa şaşırmayın.
Ülkede enflasyon rakamları açıklanıyor. Biri yüksek tansiyon diğeri düşük tansiyon gibi. Herkesin elindeki kendine misali herkesin enflasyonu farklı. Yolu beş şerit olanlarla sadece servis şeridinden ibaret olanlar aynı hızda gidemiyor. İktidar değişirse emekli maaşlarının ödenmeyeceğinden korkan bile var. Türkiye’nin tarihinde böyle bir şey olmadığı söylense de dedem haklı. Bir fırında üçbuçuk liraya satılan çatal bir alt sokaktaki fırında sekiz liraya satılıyor. Belediye ya da devlet yetkilileri diyelim, onlar da ya fesleğen dağıtıyor ya da ortaklarıyla ihale, proje,  temettü konuşuyorlar. Dedem, emekli olana kadar devlet işini yapar diye düşünmüş, bugünkü gibi bir çadırkent site yönetim sistemi ile karşılaşmamış.. Karşılaşınca da gençler halletsin artık deyiverip köşeye çekilmiş.
Gençler de harika.. Fuhuş ve uyuşturucu kullanımını 13 yaşına düşürmüşler. Parası olmayan sisteme ya bedeni ile ya da torbacı mesaisi ile entegre olmaya çalışıyor. Parası olanları zaten düdüğü bırakmıyor, zıkkıma  kod adı bile koyuyor; “pudra şekeri” Seçimde ilk kez oy kullanacak yeni nesil, “Z kuşağı”nın yarısı da zamanında kendisini ne doktorların, ne mühendislerin istediğini söyleyen şimdilerde  evde  kalmış Döndüye Abla pozlarında yurtdışına nanik çekiyor. Onları da siyasiler  bir an önce sandığa götürüp tabutlarının  ölçüsünü alana  kadar olmak üzere kavanozlarda bakıp baş üstlerinde gezdiriyorlar.
Sonuç olarak Maslow’un hiyerarşi teorisini çürütüyoruz. Bu ayransızlıkta tahterevana binip klasik ve sosyal psikoloji tezlerini hemzemin geçide döndürebiliyoruz. Bizim için ihtiyaçlar; nefes almak, bir iki lokma bir şeyler yiyebilmek, su içebilmek,  ölmeden işe, düzülmeden eve dönebilmekten ileri geçemiyor. Böyle olunca da düşünmeye, akıl yürütmeye sıra gelmiyor. Yürütenin makbulü “akıl yürüten” olmadığından az da olsa aklı kalanı da kimse istemiyor.  Böyle gider mi?  Gitmez. gitmemeli, gitmeyecek Bu kadar taciz ve tecavüzden sıyrılıp, kurtulup aklında o türküden birer mısra kalanlar  tombalacıklara  mutlaka o türkünün tamamını ezberletecek, ezberletmeli..
 Halimem!
Alçaklarda kar yağıyor üşümedin mi?
Sen bu işin sonunu düşünmedin mi? 

Tarih: 19 Haziran 2022 Pazar    Hit: 873




Henüz yourm yapılmadı, ilk yorum yapan sen ol